hakkımda
ve o benim akıl sağlığımı kimyasallara bağlı bıraktı
8 kişi tutmuş.
|
..
"Nasıl bir şey sence, beyninin burnundan çekilip çıkarılması?
Somutlaşmış çığlıkla bağırıyorum, ürpertiler soluklaşıyor ve tatlı kiraz adaletin üzerine eğiliyor kanatlar. Kafanı mı karıştırdım? Güzel. Kafası karışanları iki kişi yapar bu, ama sadece kendimden saklandığım zamanlarda.
Güzel, siyah gözlerimde gördüğünü sandığın, verandandaki, gizli kalması çok daha iyi olacak bir şeyin temizlenmeyi bekleyen lekesi gibi durduğum muydu? Yoksa parçalanmış hayatımın geniş bir köşesinde beni çığlıklarımla yüzleşmem için yalnız bıraktığında seni affedebileceğimi mi düşünüyordun?
Acının başladığı zaman önemli değil miydi sence veya fark etmeyeceğimi mi sandın?
Kendi derinin kabarıp patladığını duyacak kadar yavaş eriyen bir tuzlanmış solucan olmak nasıl bir şeydir sanıyorsun? Küçük parçacıkların son bir geceymişçesine cennetten düşüp teninde jilet gibi erimesi kızdırıyor mu seni veya mutlu musun benimle uğraşmak zorunda olmadığın için?
Ama artık özgürüm, görüyorsun ve bir köşeye işer gibi fısıldıyorum kulağına ve hayaletler gönderiyorum seni rahatsız etmeleri için.
Kötü adam olmak, üzgün adam olmak ne hissettirir, biliyor musun?
Hiç. Hiçbir şey hissettirmez."
|
lethe..
Lehte,uzun ve acı suyuyla cehnnemde styx nehrinin komşu nehri.insanlar acılarını unutmak için şarap içer kanlarına üzüm suyu karışır unuturlardı dünyadaki çilelerini bir an için. Ertesi gün yine acı çekmeye devam ederlerdi.insanlığın acısı hiçbir zaman dinmeycekti..acılardan kurtulmak için bu lanetli gözyaşlarıyla sulanmış çamurdan yoğrulmuş bedeni bu dünyada bırakmak gerekti, ölmek gerekti, ruhların kaçması gerekti…ölümün karanlık soluğunu hissetiği zaman karanlıklar ülkesine inerdi ruhlar styx nehrine yaklaşıp kayıkçının(charon) gelmesini beklerlerdi.karşıya geçmek için ızıdırap dolu yıllar geçiririlerdi ruhlar,cehnenmein ateşli kıyıları bu ruhların çığlıklarıyla beslerdi kendini,cehennemin kapısında 3 başlı köbek kerberos beklerdi.ruhların kaçmaması için.ruhlar lethenin yanına gelir onun kıyısında oturur ve ağlarlardı çığlıklar yükselirdi ansızın,acı çeken ruhlar içerlerdi suyundan unuturlardı geçmişlerini sanki hiçbir şey olmamış gibi.baktığı zaman insan nehrin sularını acılarının nasılda akıp gittiğini görürüdü isyan ve çığlıklar nehir sularıyla birlikte cehennemin karanlık kuyususna giderdi ve herkes arınırdı acılarından ızdıraplarından.ve aslında ölümün asla bir son olmadığına inanırlardı,ve kendilerini korkunun kollarına bırkaırlardı çünkü bi daha diriliceklerdi ve acı çekeceklerdi...
|
yorumlar (131)
lodoss | 03 Mayıs 2008 19:50 |
şikayet
sayfanın güselligine bak !
kırmızı aşkı..sewdim bunu xD
333 | 12 Nisan 2008 13:32 |
şikayet
kkkkkkkkkkkk
aaaaaaaaaaaa
nnnnnnnnnnnn
gggggggggggg
aaaaaaaaaaaa
ben geldımmmmmmmmmmm sen nerlerdesinnnnnnnnnnnn?????????? ama heyyyyyyyy
hatice0571 | 04 Şubat 2008 19:30 |
şikayet
SELAM ÜZERİNİZE OLSUN, KIRKLARELİ'NDEN YAZIYORUM, NASIL SINIZ?
yorum eklemek ister misiniz?
Yorum ekleyebilmek için üye olmalısınız, üyeyseniz giriş yapmalısınız.
|