ana sayfa
alan turka, almayan bin pişman...

değil kardeşim değil dal yeşil gök mavi değil

17 Haziran 2008 19:10

Güvendiğim dostum yalan


YALAN

Diyar diyar çok dolandım
Yollar yalan, iller yalan
Kim ne derse ona kandım
Kullar yalan, diller yalan

Aldandım bir boş hevese
Ektim, biçtim gül menekşe
Niyaz ettim ay, güneşe
Aylar yalan, yıllar yalan

Gönüllere kondum, göçtüm
Göz yaşımla dolu içtim
Kendime bir kılıf biçtim
Kollar yalan, beller yalan

Yaz gelmeden güz tükendi
Bir düş gördüm tez tükendi
Saz tükendi, söz tükendi
Diller yalan, teller yalan

Esti zaman, her şey bitti
Gençliğimi aldı gitti
Acı poyraz çaldı gitti
Yeller yalan, seller yalan

Altım yalan, üstüm yalan
Köşküm yalan, postum yalan
Güvendiğim dostum yalan
Yalan, yalan hepsi yalan

şikayet

Gelen Cevaplar

17 Haziran 2008 19:31

Bütün anneler, annelerin en güzeli,
Sen, en güzellerin güzeli.
Onüçünde evlendin,
Onbeşinde beni doğurdun,
Yirmialtı yaşındaydın,
Yaşamadan öldün.
Sevgi taşan bu yüreği sana borçluyum.
Bir resmin bile yok bende,
Fotoğraf çektirmek günahtı.
Ne sinema seyrettin, ne tiyatro.
Elektrik, havagazı, su, soba,
Ve karyola bile yoktu evinde.
Denize giremedin,
Okuma yazma bilmedin.
Güzel gözlerin,
Kara peçenin arkasından baktı dünyaya.
Yirmialtı yaşındayken
Yaşamadan öldün...
Anneler artık yaşamadan ölmeyecek...
Böyle gelmiş,
Ama böyle gitmeyecek!

AZİZ NESİN

şikayet

17 Haziran 2008 19:38

Kalabalıkta kalabalıkça yalnızlık
Yalnızladıkça birbirimizi
Haydi çoğalalım
Çoğaltarak kendimizi
Bir canım çoğal da bin can ol
Isıt yaşlıların yalnızlıklarını ilinsin üşümüşlüğü bırakılmışların
Çoğalın dudaklarım çoğalın sonsuz
Öpün bütün ağlayan çocukları kimsesiz
Çoğal gözlerim çoğal
Gör bütün görmeyenlerde yapayalnız
Ellerime tutunun ellerime çoğalın
Okşayın sevecenlikle çocukları
Hıçkırırlarken uykularında bile

AZİZ NESİN

şikayet

17 Haziran 2008 19:42

bıraaaaaaaaa şiirin güzel teşekürler
Beni bir tek hayat anladı,oda yanlış anladı

İçimin en kuytu köşelerinde gezinmektesin
Bir ceylan misali
Aklım sende,gönlüm firarlarda
Örselenmiş bir gençlikti benimkisi
Yarım kalmışlıklarda sitemler diz boyu
Keşkelerin haddi hesabı yok,yağmur tanesi misali
Beni bir tek hayat anladı,oda yanlış anladı

İçinden çıkamadığım karanlıklardan çıktın karşıma
Işığı oldun yollarımın.yüreğimin
Çözdün bütün kördüğümleri
Hep yanlışlarla geçmişti hayatım
Aldanışlarla,keşkelerle
Beni bir tek karanlıklar anladı,onlarda yanlış anladı

İnadına yaşamak var artık
İnadına mutluluk,inadına aşk
Beni bir yüreğim anladı,oda yanlış anladı
Beni bir tek sen anladın
Sende yoktun yanımda

Yokluğunda her şey anlamsızdı
Şiirlerim yastaydı
Gözlerim kısık bakardı etrafa
Sarhoşu olmuştum gülüşünün
Sen konuştunmu susardı yüreğim
Sen güldünmü,gözümün içi gülerdi

Sana nasıl anlatsamki hislerimi
Ben bir tek seni anladım
Seni sevdim,seni istedim
Beni sensiz beni yarınsız bırakma
Seni ben değil bu yürek anladı,o sevdi

Beni hiç kimse anlamasın
Bir tek sen anla
Bir tek sen sev
Beni anla,beni sev…

şikayet

17 Haziran 2008 19:51

ÇOK GÜZEL EMEGİNE SAGLIK
ben bu akşam aziz nesinden gidecem

şikayet

17 Haziran 2008 19:53

Yüz metrede beni herkes geçer
Dörtyüz metrede pekçokları
Geçer çoğu sekizyüz metrede
Ama ben bırakmam yarışı

Beni bin metrede geçersin
Ben yine koşarım
Onbin metrede öndesin
Koşarım ben yine
Yirmi kilometrede geçersin
Hep koşmaktayım

Otuz kilometrede
Kırk kilometrede de geçersin
Ben koşuyorum hâlâ
Ama ellinci
Yada altmışıncı kilometrede
Soluğun tükenip bir yerde
Dayanamaz düşersin

Bak koşuyorum hâlâ
Çünkü ben bir yaşam maratoncusuyum
Bu yüzden yaşamın en yalnızıyım
Bu sonsuz yarışın sonunda
Beni geçemezsin
Ölümün en büyük ödül olduğunu bilemezsin
Yine ben olurum ilk göğüsleyen ölümü

AZİZ NESİN

şikayet

17 Haziran 2008 19:57

bıraaaaaaaaaaa gercekten bunu hiç okumamışstım güzelmiş yaaaaaa :)))))))) emegine saglık

şikayet

17 Haziran 2008 20:03

teşekür ederim :)

Yok başka hiçbir umarın
En granit kayanın en ortasında
Balta girmemiş karanlıklarında kıpırtısız
Ya ölmektir kurtuluşun
Yada şiir tutunmak

O en gergin tele şöyle bir dokun
Son tınıyla tel kopsun
Ayak sesleri duyulsun ölümün
Her yanın her yönün çıkmaz
Nereye baksan yok
Hiç bile herşey sayılır o bulunduğun yerde
Kurtarırsa kurtarır ancak
Yine şiire tutunmak.

AZİZ NESİN

şikayet

17 Haziran 2008 20:14

Ben tanırım
Bu bulut bizim oranın bulutu
Hemşeriyiz ne de olsa
Benim için kalkmış ta Sivas'tan gelmiş
Yurdumun bulutu
Başımın üstünde yeri var

Ben bilirim
Bu rüzgar bizim oranın rüzgarı
Hemşerimiz ne de olsa
Benim için kopup gelmiş yayladan
Yurdumun rüzgarı
Kurutsun diye akan kanlarımı

Ben anlarım
Bu acı bizim ora işi, hançer acısı
Bir ülkedeniz ne de olsa
Aynı dili konuşsak da
Anlamayız birbirimizi
Hançerin nakışı
Tanıdım acısından, Sivas işi

Ben duyarım, duyumsarım
Bizim oranın sızısı bu
Binip kara bir buluta Sivas ilinden
Sivas rüzgarında uçup gelmiş
Helallik dilemeye

Ey yüreğimin onmaz acıları
Ey beynimin dinmez sancıları
Suç ne bende, ne de sende
Ne de olsa yurttaşımsın
Kapalı da olsa bütün vicdan kapıları yüzüme
Bilmelisin, bir yerin var can evimde

AZİZ NESİN

şikayet

17 Haziran 2008 20:15

bıra güzelmiş ama degiştir nesini artıkkk:))))))
al bak ben son zamanlarda bunun şarkısını çok dinliyorum:( bakalım sözlerini begenecekmisin
Yolun Sonuna Geldik Işte

Ne Geri Dönüşü Var Yolun Nede Devamı
Yaşanan Herşey Buraya Kadarmış Sevgilim
Yılların Üstüne Kazanılmış Bir Sevda
Ayrılıkla Süslenmiş Bir Aşk Var Ortada
Ellerinle Vururken Darbelerini Mutluluga
Verebildigim Tek Karşılık Bakışım Sana
Bu Ne Yaşamaktır Nede Ölmektir Gülüm
Ikisi Arasında Gel Gitler Kaldı Bana
Bu Ne Yaman Sancıdır Bu Ne Yamandır
Haydi Git Lanet Olasıca Durma Artık
Giderken Arkana Bakma Sakın
Bari Gidişin Şeref Dolu Olsun
Ayrılıgın Şerefsizce Olmasın

O Mahsun Bakışın Altında Şeytanlıgını Göremedim
Seviyorum Dediginde Yalanı Var Diyemedim
Nasılda Inanmışım Sana
Ömrümü Harcadım Yoluna
Şimdi Senden Ne Kaldı Bana
Caneyyyyyyyy Şimdi Şerefsizlikten Başka

Bir Daha Ayrılık Yok Dedin
Inanmıştım Sözüne Senin
Kocaman Bir Yalanmış Sevgin Caneyyyyyyy
Şerefsiz Cıktın Sen Sevgilim

Caneyy Demiştim Adına
Adını Kazmıştım Koluma
Kan Içinde Kalmıştı Kolum
Degmezmişsin Akan Kanıma
Ben Sana Ihanet Etmedim
İşledigim Suç Seni Sevdim
Ihanetin Bedelini Caneyyyy
Bana Ödettin Sen Sevgilim
Bir Daha Ayrılık Yok Dedin
Inanmıştım Sözüne Senin
Koca Bir Yalanmış Sevgin Caneyyy
Şerefsiz Cıktın Sen Sevgilim

şikayet

17 Haziran 2008 20:17

ok degiştiririm bu şarkıyı kim söylüyor ?

şikayet

17 Haziran 2008 20:20

bende son zamanlarda dinledigim şarkı bu

Gül Kokuşlum
Gül teninden oyalanıp süzülde gel

Gül bakışlım göz yaşını silipte gel

Yaram sızlar yalnızlığım bilipte gel

Gül bakışlım gel


Ay büyüdü geceleri seni düşledim

Gül gerdanında gül kokulu tenin özledim

Çare bilmez dertlerinle yolu gözledim

Gül kokuşlum gel


Ayı sordum gözlerini kaçırdı benden

Güller adadım toprağına diktim yeniden

Beni bıraktın gül soluşlum senindim ben

Gül soluşlum gel
(bıraaaaaa seninki belli kavusursun işallahta sonsuzakadarda mutlu olursun)

şikayet

17 Haziran 2008 21:26

birazda neşet ertaş a ne dersiin :))


Mahpushanelere günes dogmuyor
Geçiyor bu ömrümüzde gün dogmuyor
Esim dostum hiç yanima gelmiyor
Yok mu mahpushane beni arayan
Bu zindan da ölem canim gardiyan

Birer birer yoklamayi yapanlar
Aksam olur kapilari kapayanlar
Bitmiyor geceler olmaz sabahlar
Yok mu mahpushane beni arayan
Bu zindan da ölem canim gardiyan

Anamdan dogali garip kalmisim
Aci mahpushane daha genç yasim
Benim zindanlarda neydi isim
Yok mu mahpushane beni arayan
Bu zindan da ölem canim gardiyan

şikayet

17 Haziran 2008 22:06

YA BAHCEDE YİZ KUSURA BAKMA MİSAFİR VAR AKŞAM SEFSI YAPIYORUZZZZ GEC CEVAP YAZDIMAM ONDAN GÜZELİ.:)

şikayet

17 Haziran 2008 22:10

önemli deil :)

şikayet

18 Haziran 2008 20:37

Yanlış zamanlardı

Yanlış zamanlardı
mesela vapurun iskeleye değdiği gibi anlık
yanlış zamanlardı
mesela telefonun çaldığı an gibi dar zaman
yanlış zamanlardı
mesela yüksek hızdayken sarı ışıkta durmak gibi aniden
yanlış zamanlardı
mesela sallantıda bardak tutmak gibi kırılgan
yanlış zamanlardı
mesela bahara çok yakınken yağmura kalmak gibi sağanak
yanlış zamanlardı
mesela en iyi yerinde rüyanın çalar saat sesi gibi erkenden
yanlış zamanlardı
mesela son cümleye karışmış tren gibi bastıran
yanlış zamanlardı
yani geç kalınmış,yarım bırakılmış
sevmek ve ölmek için yanlış zamanlardı.

şikayet

18 Haziran 2008 20:52

sevmek ve ölmek için yanlış zamanlardı.

emegine sglık

şikayet

18 Haziran 2008 21:00

((((Yanlış bir hayata)))
Yanlış bir trene
Yanlış bir otobüse
Hiç bindin mi
___Bilmediğin bir yerlere
___Gidiyor olmanın
___Kaygısını, tasasını
___Hiç yaşadın mı
Başın dertte sanırsın
Hayıflanırsın
Korkulara kapılırsın

Yanlış bir istasyonda
Yanlış bir durakta
Hiç indin mi
___Tanımadığın bir yerlere
___Gelmiş olmanın
___Şokunu, şaşkınlığını
___Hiç yaşadın mı
Başın belada sanırsın
Telaşlanırsın
Heyecanlara kapılırsın

Bir yanlış yönden
Bir yanlış yerden
Bunca korkup, yılarken
___Ya yanlış bir hayata gelmişsen
___Ne yapacaksın
___Ya yanlış bir yaşama girmişsen
___Nasıl kurtulacaksın
Bütün olan ömrünü
Kambur gibi sırtında mı taşıyacaksın
Azaplarda, acılarda mı yaşayacaksın

Necdet Yağan

bıra bugün yallış lafı takıldı ondan yanlışlarla gidiyorum :)))))))

şikayet

18 Haziran 2008 21:07

yaşarken de söyledim kimse bilmeyebilir bunu,
fatiha suresi kadar eski,
günlerin çarmıhında isa kadar yaslıyım
ve tanrılar kadar çok yaşadım
kimse bilmeyebilir...

daha kırlangıçları yalancı bir dünyada yaşıyorum;
dağları yıkılan, dalları kırılan bir dünyada.
kayıp suretler için fotoğraflara koşuyorum
kimse bilmeyebilir...

günlerin çarmıhında
küle savruldum, ayrılıkları saydım,
bir hançer sapladım nevrozlu bir sevgiye;
kan bile damlamadı, yürüyüp gittim.
yüzüme yalancı bir sevinç iliştirdim...


fal bakan çingeneler esmerdi, yalancıydı,
dönmeyecektin!
belki kuruyacaktım,
belki çarpa çarpa akacaktım o denizlere;
intiharlara aktığım gibi o denizlere,
bilmeyecektin!

çıkıp sina dağına o denizlerle
ibranice konuşacak, iblis’i kovacaktım;
iblis’i
kovmak
belki,
yarısını dünyanın
kovmak demekti...




bir gülün bir odayı,
bir leşin bir semti kokuttuğu kentlerde,
bir ömür,
çarpar,
akar
da nasıl eskitir yatağını
kimse bilmeyebilir...

tanıktım,
yargıç
ve sanık;
yürüyüp gittim…
yüzüme yalan bir mutluluk iliştirdim:
günlerin çarmıhında isa gibiydim…


günlerin çarmıhında
seni ağrıyan yanlarımla sevdim,
tutuklu kollarımla;
yokluğunda burada yıllar verdim.
yokluğuna
burada!

herkes bilecek bunu; tabancaya gerek yoktur…
tabancaya gerek yoktur!
sen haklı bir cinayetsin günlerin duvağında:
h e r
ö m ü r
k e n d i
g e n ç l i ğ i n d e n
v u r u l u r...



takıl bakkalım :)

şikayet

18 Haziran 2008 21:42

bıraaaa şiirin anlamlıymış teşekürler neyse ben cıkıyorum işim akşam sefası yine malum bahce oluca bu saatlerde güzel oluyor

şikayet

18 Haziran 2008 21:47

oh akşam serin oluyor bide çay varsa süper olur :)

şikayet

19 Haziran 2008 13:53

yani cay yemek biz yaz geldimi bahcede yapıyoruz bu gibi şeyleri iyi oluyor bahce yi allah herkese versin :)))))))))))

şikayet

19 Haziran 2008 18:54

versinde benim bahçeye gerek yok koca çiftlik benim zaten bahçeden daha iyi :))))))

şikayet

21 Haziran 2008 12:13

(YOKLUGUN CANI CEHENNEME SEVGİLİ)


Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum.
Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de dün gece yazdığımı...
Hiç fark yok...
Neden azalmıyorsun bende?
Neden gidişin bir dün gibi?
Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıp kalıyor?
Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim...
Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim... ve şuna emin olki sevgili; hiç kimse, yok’ken bu kadar sevilmedi...
Benim karşıma “aşk” diye bu sonucu çıkaran, yarım kalmış’lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım...
Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin.....
Bitmeyensin...
Ayrılığın adını koyamadık sevgilim.
İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü......
Ben yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam...
Unutamam.....
İçimde sızısı kalır sonradan.
Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı bile çıkmamalı!
Biz bunu başaramadık, ayrılamadık!
Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan,senin yarım kalmışlığındır...
O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini bilmiyorum...
Anlamıştın benim soyut’ a tutkun olduğumu... ...

O yüzden gittin kim bilir...
Sevilmek için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin...
Haklıydın belki de....
Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca.....
Herkesin, her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim ben...
Yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım.
Bunu yapanlar her zaman kaybeder...
Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın...
eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı.
Biz bunu başaramadık....
Oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili... Farklı bir dokunuş, ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya.....
Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durdurmayan kimseyi sevemedim...

Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları, yokluğunda düşlemek....
Belki de onandır, yanındaylen yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek...
Yokluğun hiç de adil değil...
Beni yok ediyor, seni var ediyor sevdiğim..... Evet seviyorum seni varlığına rağmen! Üç mevsim değişti bu şehirde ama varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim.

Seni yaşamak istemiyorum! ....
Öyle bir sen yarattım ki sen yOkken, yaşanıldığı an yitirir anlamını...
Sen yOkken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı...
Sana düşman bir sen var içimde....
seni senle savaştıryorum, olan bana oluyor...

Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin...
Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim...
“Keşke sen yanımda oolsaydın, keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık” diye hayıflanmıyorum artık.....
Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede...
Yazık! son sözü zaman söyleyecek..!
Bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı...
Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi!
Bunu engelleyen senin varlığın...
ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni...
işte bu kadar güzeldir senin yokluğun...
işte bu kadar ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın.....
VARLIĞININ CANI CEHENNEME SEVGİLİ,
YOKLUĞUNU ALMA BARİ YOKLUĞUNU..

şikayet

21 Haziran 2008 13:50

ÇOK GÜZELMİŞ CANIM YA PAYLAŞTIGIN İÇİN TEŞEKÜRLER

şikayet

21 Haziran 2008 21:20

Dogru Ve Yalan

Bir milletin serefini üstüme
Aldigim dogrudur, sattigim yalan!
Millet aleyhine çürük bir dösek
Buldugum dogrudur, yattigim yalan!

Ben eski kendimim, yenisi oldum
Kinnisi olmadim kimissi oldum
Insan gemisinin denizi oldum
Yüzdügüm dogrudur, battigim yalan!

Kim neye taparsa karismam ona
Haddim degil Allah görevi bana
Herkes gibi dünya denen bir hana
Geldigim dogrudur, gittigim yalan!

Mahzuni'yim bosa yorulmasinlar
Bizden ayri diye kirilmasinlar
Insan düsmanlari darilmasinlar
Buldugum dogrudur, sattigim yalan!...

şikayet

21 Haziran 2008 21:29

Hey Gidi Günler Hey

Saf sevgilere sevdalıydı bu benliğim
Ne cileler icinde geçti şu gencliğim
Mutlu,sağlıklı olmaktı hep tek dileğim
Düşünüyorum da hey gidi günler hey

Üç günde bir ancak alabilirdim simidi
Cay’a cay denmez uyduruktan demidi
Günler ne cabuk gecti sanki de dün idi
Düşünüyorum da hey gidi günler hey

Mutluydum gitmemiştim daha Parise
Alaca, için zevkle binerdim minibüse
Bi cuma günleri giyerdim temiz elbise
Düşünüyorum da hey gidi günler hey

Bir ucundan diğerine gezdim dünyayı
Bulamadım saf temiz sade bir yuvayı
Aklıma geldikce özlerim o eski sılayı
Düşünüyorum da hey gidi günler hey

şikayet

21 Haziran 2008 21:46

hey gidi günler hey
döktürmüşsünüz yine emeginize saglık

şikayet

21 Haziran 2008 21:49

sagol bıraaaaa sendende bekleriz :)

şikayet

21 Haziran 2008 21:58

benden mi
vallah öyle bitkin
öyle yorgunum ki
üstelik açım
yemek yiyecek haliim yok
nasıl bu dörtlügüm :)

şikayet

21 Haziran 2008 22:31

çokkkkkkk acıklı:))))))))))))

şikayet

21 Haziran 2008 22:35

aynen ölle ve hiç umut yok :)))

şikayet

24 Haziran 2008 23:27

İçimdeki Fırtına

Herkes bitti sansa da gönlümdeki bu aşkı
Deli deli esecek içimdeki fırtına
Eller yitti sansa da gönlümdeki bu aşkı
Yolarımı kesecek içimdeki fırtına

Yıl oldu günler sanki, vakit saat bitmiyor
Gözlerdeki hayalin rüyalardan gitmiyor
Seni düşünmek için zaman mekan yetmiyor
Nefesimi kısacak içimdeki fırtına

Yanan bir mum gibiyim an be an eriyorum
Gönlümü ayağına yerlere seriyorum
Kim isterse bu canı bedava veriyorum
Boynumuzdan asacak içimdeki fırtına

Her iki yanağımda göz yaşı ıslıyorum
Yüreğimde bir yara sanki kan kusuyorum
Ne zaman ismin geçse kahrımdan susuyorum
Kapris yapıp küsecek içimdeki fırtına

Her akşam şerefine içtikçe içiyorum
Sakladığım sırları tek sana açıyorum
Cüzzamlı hasta gibi herkesten kaçıyorum
Bir gün birden susacak içimdeki fırtına

şikayet

24 Haziran 2008 23:40

wazgeçtim şiirlerin çok güzel canım etkilendim bir tanede benden olsun seninki kadar güzel olmasada ....
İçimdeki Fırtına

Hayat düğümleniyor boğazıma,
Duruyor, bekliyor, yutkunuyorum,
Geçmiyor.

Gözlerim buğulanıyar,tüm cisimler pul pul,
Kendimi zorluyorum,direniyorum nafile!
Süzülüyor.


Ve artık içimdeki volkan birden patlıyor,
Derinden derine hıçkırıklarla çalkanarak,
Gözlerimdeki damlalar seli,
Engellenemiyor......

şikayet

01 Temmuz 2008 18:14

hanifi bıra sen üstüne alma sakın bu şiir bilir o kendişini :))
Dünyalara degisemem sandigim
Bahçelerden çiçekleri çaldigim
Onun için ateslere yandigim
Bir zalimin ihanetiyle yandim

Daglar, daglar
Geceleri benim için kim aglar

Bu gece ben ölmezsem ölmem ölmem hiç bir vakit
Dag gibi bir yigide kiydi geçti sanki vakit
Ne demeli bu zalime kal bu gece kal yada git
Azrail'im bu canimi al bu gece al yada git

Güvendigim bu daglara kar yagdi
Ayrilik pusuda kaldi gün saydi
Azrail'im bu canimi alsaydi
Bir zalimin ihanetiyle yandim

şikayet

01 Temmuz 2008 18:17

ben aglarım sen üzülme :)))
hehehehehehehe

şikayet

01 Temmuz 2008 21:06

Tutsak etmeye geldiniz
sevgiyi
Tutsağı öldürmeye
Tutsağı sindirmeye
Umatları yok etmek için

Sevgi bir çocuktur
daha on dördünde
Sevgi hasrettir,sevgi!..
Sevgi düşmüş ardlarına
umutların
Çünkü,sevgi inatçı bir berivandır

Sevgi,kız kardeştir
dağ gibi dikilenlere
zülme karşı
İşte bundandır;
sevgi yitiktir,
gariptir...
Ve bundandır ki
sevgi teröristtir,
hükümlüdür.
Ama,aslında sevgi
küçücük bir kızdır.

Sus-pus olunmuş bir ülkede
ölümdür cezası
sevgiden bahsetmenin
Sebvgi inattla
Sevgi parmaktan akan kanla
duvara yazılmış
bir isimdir,çünkü.

Sevginin kalbinin üstünde iki kurşun
Sevginin bedeninde yara-bere
Sevgi
kavak ağacından düşmüş
bir kuş yavrusudur
Sevgi koltuk değneğiyle topallayan
bir kimsesizciktir
Sevgi
sevgilidir
ve sevgisizlerin elinde esirdir

Sevgi tutuklanmış
Sevgi yargılanmış
Sevgi ölünmek istenmiş

şikayet

02 Temmuz 2008 00:30

Her gelecek bir gecmisse,
Her gecmis bir hataysa,
Her hata bir pismanliksa,
Her pismanlik bir gunahsa,
Her yarin bir dusse,
Her gecen zaman bir omurse,
Her omur bir gunahsa,
Hergun umutla beklenicekse,
Her beklenen gun kotu gececekse,
Her gelecek mutlu yasanmiyacaksa,
Her aydinlik bir karanliksa,
Her mutluluk bir ruyaysa...
Her guzellik bir hayalsa!!!
Hayatimiz hep keskeyle gececekse!...
Her seven aci cekecekse,
Her seven sevilmiycekse,
Her sevilen bir anda silinecekse,
Her seven kavusmayacaksa...
Her baharda cicek acmazsa...
Her gunes batisinda karanlik olucaksa...
Her insan unutulmussa...??
Her kalp nasirlasmissa....?

BEN YOKUM HEVAL...!

şikayet

03 Temmuz 2008 18:05

bıraaa son şiirin çok güzel teşekürler vaktim olursa bende yollarım

şikayet

03 Temmuz 2008 21:04

tşk ederim senin şiirlerin kadar güzel olmasada idare eder yinede

şikayet

05 Temmuz 2008 18:04

bıraaa sayfayla ilgilenmen bile senin doştlugunu gösteriyor teşekür ederim:)

şikayet

05 Temmuz 2008 18:07

rica ederim :)

şikayet

05 Temmuz 2008 20:28

biz ne ihanetler görmüş adamız
Gitmek istiyorsan gidebilirsin
Biz ne ayrılıklar görmüş adamız
Çekinme sen de vur sırtımdan beni
Biz ne ihanetler görmüş adamız

Aldırma sen benim yalnızlığıma
Aldırma sen benim gözyaşlarıma
Boşver sende kalmış yarınlarıma
Biz kadere çelme takmış adamız.

Sevsen gidemezdin sevsen bırakamaz
Sevsen çıldırırdın seven ne yapmaz
Git bu ateş de beni kül etmez yakmaz
Biz ne cehennemler görmüş adamız

Hadi daha çabuk daha acele
Git başka kollara git güle güle
Sen de unutursun adımı bile
Biz ne vefasızlar görmüş adamız

Hep aynı hikaye hep aynı masal
Sen bu şarkıyı git başka yerde çal
Al yanı başımdan gölgeni de al
Biz ne yalnızlıklar görmüş adamız

şikayet

07 Temmuz 2008 18:59

Bahar geldi gönlüme

Ilık bir rüzgar

Taze papatya kokusu

Alıp götürdü beni, uzak kaldığım diyarlara



Hayatın güzelliği çarptı yüzüme

Unuttuğum gülücükler geldi yerleşti dudaklarıma

Özlemişim gülmeyi, yeni fark ettim

Beynimi kurcalayan herşeye o an çizgi çektim



Yaşama sıkı sıkı tutunabilmek adına

Sadece nefes almak bile yeterliydi

Kim bana bir nefesini ödünç verebilirdi ki

Öyleyse son bulmalı keşkeler



Evet, nefes alıyorum, yaşıyorum

Geç kaldığım yeşil vadiye koşuyorum

Dağlara tırmanıyorum

Düşe kalka,yuvarlana yuvarlana

Çığlık çığlığa bağırıyorum

Narin kanatlı kelebekle konuşuyor

Uçsuz bucaksız boşluğa

En güzel şarkılarımı mırıldanıyorum



“Heeeeyyyy” mutsuzluğum

Sahte dostum

Kıskanma

Sen yine bulursun girecek bir yürek

Bende sana yer yok, öğrenmen gerek

Veda ettim ağlamaya, kadere isyanıma

Şimdi paşa paşa gitmen gerek

şikayet

07 Temmuz 2008 19:10

aynı şiir i iki yere yazmışsın ama :)
aşıkmısın sen :))))hehehehe

şikayet

07 Temmuz 2008 19:14

BUNU YAZDIKTAN SONRA AKLIMA GELDİ HEHEHE YENİ KONU SENİ BEKLEMEKTEN DEDİMKİ KIZIM AT ŞURAYA BİR KONUDA UTANSIN :)

şikayet

07 Temmuz 2008 19:15

vallah pc başında deildim olsam göndermezmiyim hiç :)

şikayet

ark siteler:  nedir ne demek,  türkçe dil araçları,  Tasda

biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 5.1.130