ana sayfa
alan turka, almayan bin pişman...

her telden

08 Mart 2009 21:21

8 mart (kimsenin okuyacağını düşünmesemde belki 1 kişi de olsa okuyan olur


8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

8 Mart 1857’de Chıcago’lu kadınlar daha iyi iş koşulları için mücadele bayrağını açtılar. Günde 15- 16 saat kadar çalıştırılıyorlardı çünkü. Talepleri : 10 saatlik iş günü, daha iyi iş koşulları ve daha iyi ücretti.

Amerika'nın Chicago kentinde on binlerce kadın yürüyüşe geçti. Bu grev zor kullanılarak bastırıldı. Çıkan olaylarda birçok kadın öldü, birçoğu tutuklandı.

Kadınlar bundan yaklaşık 50 yıl sonra 8 Mart 1908’de yine Chicago da yürüyüşe geçtiler. 50 yıl önceki taleplerine yenilerini de eklediler ; 8 saatlik iş günü, oy hakkı ve çocuk emeği ile ilgili yasa gibi..Direniş kanla bastırıldı. 140 kadın öldürüldü bir çoğu tutuklandı..


Clara ZETKİN 1910 yılında Copenhag’daki kadın konferansında öldürülen kadınların anısına, 8 Martların “DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ” olarak kabul edilmesini 2. Enternasyonale önerdi. Bu öneri kabul edildi.

1977 yılında ise Birleşmiş Milletler Genel Asamblesi’ne 8 Martın “ Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul edilmesi önerildi. Bu öneri de kabul edildi.



Türkiye'de 8 Mart Kadınlar Günü

İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu

*Alıntıdır. Emeğe Saygı

şikayet

Gelen Cevaplar

08 Mart 2009 21:21

BM tarafından yapılan bir araştırmaya göre;
1. Dünyadaki işlerin yüzde 66’sı kadınlar tarafından görülüyor.
2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak yüzde 10’una sahipler.
3. Dünya’daki mal varlığının ise yüzde 1’ine sahipler.
4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin yüzde 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin yüzde 90’ına ve toplam mal varlığının yüzde 99’una sahipler.

şikayet

08 Mart 2009 21:22

Türkiye’de hala kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle evlenirken, yüzde 20’si nikahsız yaşıyor, 100 kadından 2’si yükseköğrenim görüyor. Türkiye'de 8 milyon kadın okuma-yazma bilmiyor, eğitim gören 100 kadından ise sadece 2 tanesi yükseköğrenim görüyor. Kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle evlenirken, yüzde 30’unun dini nikahla, yüzde 20’sinin ise nikahsız yaşıyor.
- Şehirlerde evli kadınların yüzde 18’i, köylerde de yüzde 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.
- Kadınların yüzde 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.
- Aile içi suçların yüzde 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor

şikayet

08 Mart 2009 21:23

Kadına Ortaçağ zulmü

Doğu ve Güneydoğu Anadolu kadını üzerinde yapılan araştırmaya göre, eşine "itaat etmeyen" evli kadına, burun ve parmak kesme, kezzap damlatma gibi işkencelere maruz kalıyor

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaşayan kadınlar üzerinde yapılan bir araştırma, evli kadınları cezalandırmak için kocaları ve akrabaları tarafından kullanılan korkunç yöntemleri ortaya koydu. Araştırma raporunda, "burun ve parmak kesme, saç kazıma, cinsel organ dağlama, aç bırakma, duyu organlarına kezzap damlatma", yaygın "ceza yöntemleri" olarak sıralandı.

Diyarbakır Kadın Merkezi (KA - MER) tarafından Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da 13 bin 673 kadın arasında, evlilik kurumuna ilişkin araştırma yapıldı. Araştırma sonrası yapılan görüşmeler ve 2004'te KA - MER'e başvurular değerlendirilerek rapor oluşturuldu. Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Batman, Bingöl, Hakkâri, Van, Siirt ve Kars'ı kapsayan çalışmada, KA - MER ile bölgedeki dadın dayanışma merkezleri görev yaptı.

"Erkeğin tüm birinci derecedeki akrabalarının kadın üzerinde söz sahibi olduğu"nu belirleyen araştırmanın raporunda, korkunç "cezalar" şöyle anlatıldı:

Kuma istemeyene ceza
"Kadınlar, radyodan şarkı isteme, sinemaya gitme, izinsiz dışarı çıkma, eve geç gelme, kuma kabul etmeme gibi basit nedenlerden dolayı da şiddete maruz kalmaktadır.

Kocasına ve kocasının ailesine karşı çıkan kadınlar, burnu ve parmağı kesilerek cezalandırılabiliyor. Saç kazıma, cinsel organ dağlama, aç bırakma, duyu organlarına kezzap damlatma da yaygın. Kadınlar, sosyal hayattan uzaklaştırılıyor, diğer kadınlara gözdağı veriliyor."

Mağdurlarla görüşüldü
Rapor, KA - MER temsilcisi Özlem Öztürk tarafından, Türkiye'nin de imzaladığı Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) uyarınca oluşturulan Türkiye Yürütme Kurulu'na sunuldu. Öztürk, şu bilgileri verdi: "Bize gelen şiddete maruz kalmış kadınlarla görüştük. Eğitim durumlarına, ne zaman ve nasıl evlendirildiklerine ilişkin sorular sorduk. İstatistikleri rapor haline getirdik... Başvuranlara psikolojik destek de sağladık."

Saçı kazınan 'damgalanıyor'

"Saç kazıma" cezası, özellikle köylerde yaygın. Gerdek gecesi bakire olmadığı ortaya çıkan kadın, saçları kazıtılarak baba evine gönderiliyor. Bu uygulamayla, saçlarının kazılmış olduğu görünen kızın bakire olmadığı herkes tarafından anlaşılıyor. Bu gelenek, töre cinayetlerine de zemin hazırlayabiliyor. Ailelerinin istemediği bir ilişki yaşayan ya da izinsiz dışarı çıkan kadınlar da bu şekilde cezalandırılabiliyor.

Cinsel organı dağlanıyor sesi çıkmıyor

KA - MER temsilcisi Özlem Öztürk, şiddete maruz kalanların birçoğunun yeniden şiddet görme korkusundan şikâyetçi olamadığını ifade etti. "Kocasına karşı çıktığı için burnu kesilen ve kendilerine başvuran bir kadının ağzına ve burnuna tülbent sararak konuştuğunu" anlatan Öztürk, tedavi edilen bazı kadınların da kocalarıyla tekrar bir araya geldiğine dikkat çekti. Öztürk, "Bunlar Doğu ve Güneydoğu gerçekleri. Kadınların birçoğu haklarından habersiz. Hakkında dedikodu çıkan kadının cinsel organı dağlanıyor. Kadın, sesini çıkarmadan hayatına devam ediyor" dedi.

Haklarını bile öğrenemiyorlar

RAPORA göre, bölgede kadınların yüzde 16.09'u 10 - 14 yaş, yüzde 64.69'u 15 - 19 yaş, yüzde 16.74'ü 20 - 24 yaş, yüzde 2.02'si 25 - 29 yaş, yüzde 0.35'i 30 - 34 yaş arasında evlendiriliyor. Araştırmaya katılan kadınların 5 bin 602'si akrabalarıyla evlendirilmiş. Araştırmaya katılanların yüzde 40'ı okuma - yazma bilmiyor. Yüzde 30'unun anadili Türkçe, yüzde 3.1'inin Arapça, yaklaşık yüzde 65'inin de Kürtçe konuştuğu ifade edildi. Raporda, "Kadınlar dil problemi nedeniyle haklarını öğrenemiyor. Yüzde 10'u eğitim durumundan utandığı için bilgi vermek istemiyor" denildi.

Akkoç: Modern çağın kahramanı

ARAŞTIRMAYI yapan KA - MER'in başkanı Nebahat Akkoç, 2003 yılında Amerikan Time dergisi tarafından "Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinde yaşayan modern çağın kahramanları" arasında sayıldı. 38 kişiyi seçen Time, 1997'de KA - MER'i kuran ilkokul öğretmeni Akkoç'un Anadolu'da aile içi şiddete maruz kalan Türk kadınlarının haklarını savunmak için verdiği mücadeleye dikkat çekmişti.

şikayet

13 Mart 2009 23:31

lan sen yaşıyormusun :D

şikayet

15 Mart 2009 00:02

ıyı bı konuya deyınmıssn ablmmm

şikayet

desteklediklerimiz: nedir ne demek,  büyük türkçe dizin,  tasda

biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 5.0.482