kevok

hakkımda

Dostlarımız düşerken boylu boyunca Ölmeyi öğrendik varoşlarında kentlerin Güneşin gövdesinde filizlendi onur Yürüdü umudun bir adım ötesinde Yürüdü KAVGA
Mavi bir günaydın yolluyorum sabahına Yüreğimin sıcaklığını da gününe...


niçin burda: sadece eğlence
yaşadığı yer: ankara
son görülme: 17-07-2008


3 kişi tutmuş.

ANA

Kaybolursam bir gün ortadan

bulamazsaniz mezarimi bile,

aglama demem sana

agla anne canin çektigince.

Deme yalniz kimseye: “Suçsuzdu oglum”.

De açik açik; “Beynini yikadilar sandim önce

gençliktir geçer dedim,

ugrastim vazgeçirmek için.

Pazarliga soktum sütümü, helal etmem dedim.

Sen de ana-baba ol anlarsin dedim”.

Bazen güldü, bazen kizdi:

“Saklanayim mi dedi yataginin altina

görmezden mi geleyim herseyi,

yaltaklanayim mi hirsizlara!

Gözlerine girebilmek için

bogazini mi sikayim bizim gibilerin.

Sen beni bunun için mi tasidin rahminde,

yoksullar anama küfretsin diye.”

“Ana yüregidir dedim; yanar,

yakma kendini, ziyan etme gençligini,

hem size yaptirtmazlar

ne Deniz’ler, ne Mahir’ler beceremediler dedim.

Bazen kizdi, bazen güldü.”

“anlarsin” dedi her seferinde,

“anlarsin anne ilerde”.

Bunlari anlat anne

Sonra yakisikli bir resmimi al eline

git diger analarin yanina.

Basin yaygarayi hep birlikte:

Kemikleri bile olsa birakmayiz size

verin çocuklarimizi bize.

Orada nasil olsa bizden biri çikar karsina,

tutup kaldir çenesini

bak gözlerindeki isiltiya,

derine bak en derine, ben oradayim iste.

Gülümserim sana oradan ve derim ki:

“Anne iyi bak kendine.”

Sonra yakala kolundan yoldasimin, çek kendine

sikica saril, duy kokusunu çek içine!

Nasil, ayni ben degil mi!?

Böyle iste anne, aynen böyle.

simdi anladin mi beni!...” Bekir Kilerci



TÖRE KIZI

Doğdum.Kız'dım.
Bu dünyaya hiç gelmemiş saydılar
İlk avazda beşik kertip kaderimi yazdılar.
Bez bebekle oynatmadan otlaklara saldılar
Mahsul biçtim, hayvan güttüm
Yeşermeden büyüdüm.

İlk kanı gördüğümde kocaya sattılar
Gerdanıma 'beşibiryerde' taktılar
Gençliğime iki koçu bedel biçtiler
Üçüncüyü benim için kurban ettiler
Amanın beni başlık için yaktılar.

Sürme gözlü koç mu, ben miyim kurban?

Düğünde elime kına yakıldı
Kanlı çarşafım ipe serildi
Marur kocam horoz gibi gezdi gerindi
On dördüme varamadan döllendim
Üzerime kuma geldi, dellendim
Kumanın da benim de elimiz bağlı
Yüreğimizde yangın, gözümüz dağlı.


Baş kaldırdım, namluya kurşun sürdüler
İnfaz için ailenin en gencini seçtiler
Durma kardaş, sık kurşunu alnıma
Yaşanmamış gençliğim çeyiz bohçamda durur
Bu töreye doğan kadın ölüm ile kurtulur"

Ayşe Kulin
Kaybolan Kentin Eskicisi

Kaybolmuş bir kentin eskicisiydiMakineleşmeye karşı duyguları topluyorduKaybolmuş bu kentin sokaklarındaTorbasında umut torbasında insana dair ne varsaYalnız degilsin eskiciBir sabah güneş doğarSevgid...

10 Mayıs 2008 00:24 | yorum ekleyin

müziklerim

yürürüm - janhewa sayfama ekle

etiketlerim


etiket ekleyin


1) Aynı etiketleri ekleyen, aynı ilgi alanları olan diğer üyeleri bulabilirsiniz, etiket nedir?
2) Türkçe harfler serbest.

TAHİR OLMAKDA AYIP DEĞİL ZÜHRE OLMAKDA

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
Bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte
Yani yürekte.

Mesela bir barikatta dövüşerek
Mesela kuzey kutbunu kefe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu
Ömek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
Ama o bunun farkında değildir
Ayrılmak istemezsin dünyadan
Ama o senden ayrılacak
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

AÇLIK ORDUSU YÜRÜYOR

Açlık ordusu yürüyor
yürüyor ekmeğe doymak için
ete doymak için
kitaba doymak için
hürriyete doymak için.

Yürüyor köprüler geçerek kıldan ince kılıçtan keskin
yürüyor demir kapıları yırtıp kale duvarlarını yıkarak
yürüyor ayakları kan içinde.

Açlık ordusu yürüyor
adımları gök gürültüsü
türküleri ateşten
bayrağında umut
umutların umudu bayrağında.

Açlık ordusu yürüyor
şehirleri omuzlarında taşıyıp
daracık sokakları karanlık evleriyle şehirleri
fabrika bacalarını
paydostan sonralarının tükenmez yorgunluğunu taşıyarak.

Açlık ordusu yürüyor
ayı ini köyleri ardınca çekip götürüp
ve topraksızlıktan ölenleri bu koskoca toprakta.

Açlık ordusu yürüyor
yürüyor ekmeksizleri ekmeğe doyurmak için
hürriyetsizleri hürriyete doyurmak için açlık ordusu yürüyor
yürüyor ayakları kan içinde.

Nâzım HİKMET


04 Haziran 2008 21:26 | 3 yorum

yorumlar (22)

Toplam 22 yorum, 10 tane gösteriliyor, hepsini göster >>.

mystery | 12 Temmuz 2008 14:27 | şikayet

bilge nasılsın nerelerdesin sennnnnn


handsomeboy | 14 Mayıs 2008 19:54 | şikayet

tşkr ederimmm hamdolsun iyi bigünden sonra gene odamadayıımm müziğim ve kolamm işte bumudur budur :)


handsomeboy | 14 Mayıs 2008 19:47 | şikayet

selam naber nasılsın?


mmllttmm | 12 Mayıs 2008 20:29 | şikayet

tşkr ederim iiyim siz nasılsınız nasıl gidior


mystery | 12 Mayıs 2008 19:59 | şikayet

iyi diyelim iyi olsun senden nbr canım ..bu arada sayfandaki müzik çok güzel


sahsehriyar | 07 Mayıs 2008 20:33 | şikayet

şiir için çok teşekkür ederim
çok güzel şiir


leon198607 | 07 Mayıs 2008 20:09 | şikayet

slmm nbr nasılsın


mmllttmm | 25 Nisan 2008 22:29 | şikayet

tşkr herşey için =)


fexro | 16 Nisan 2008 14:57 | şikayet

valla çok güzel şiirler koymuşun hewal tebrikler


connesione22 | 15 Nisan 2008 23:30 | şikayet

:)


yorum eklemek ister misiniz?
Yorum ekleyebilmek için üye olmalısınız, üyeyseniz giriş yapmalısınız.

simitçi

toplam simit sayısı
20

satış adedi
0
en iyi simitçiler

Destekliyoruz:  nedir ne demek,  türkçe dil araçları

biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 19.0.922