Yürüyorduk…
Yan yana olmak yakın olmak anlamına gelmiyordu şüphesiz....
Uzaktık…
Uzaklardaydık…
Yalnızdık ikimizde…
En uzaklardayken en yakın olabilmeyi başarabildiğimiz günler de uzaktı şimdi…
Sanırım biraz da yabancıydık ...
Konuşmayı beceremiyorduk…
Bir suskunluk büyüyordu aramızda git gide..
Ve her adımda büyüyen o boşluk…
Söylenmiş yada söylenecek her sözü anlamsız kılıyordu üstelik…
Sahildeydik..
Deniz durgundu ve griydi sanki…
Veya gri görmeye ben mi meyilliydim biraz?
Basit, sıradan, günlük ve ruhumuza dokunmayan kısa cümleler kuruyorduk ara sıra..
Ve belki de deniz kadar griydiler…
Günler süren yağmurdan sonra, bulutların ardından şöyle bir görünen güneş kadar iğretiydi gülüşlerimiz yüzümüzde…
Hiç istemediğim halde birkaç sitem cümlesi dökülüverdi yine de içimden, tutamadım…
Öyle sanıyorum..
Emin değilim..
Beynime üşüşen kelimelerin bir cümle oluşturup oluşturmadığından da…Hangilerinin ses bulup, hangilerinin beynimin kıvrımlarında gizlenebilmeyi başarabildiğinden de...
Yoğun iş temposunu anlatıyordu O bana…
Mazeret cümleleri değildi bunlar..
Her zamanki gibi benden daha kontrollüydü ve ses bulmasını istedikleri sadece onlardı..
Ve “konuş, bana bırakma “diyordu..
“Bırakırsan hep işimi anlatırım sana”…
Güneş aldatıcıydı ve rüzgar vardı biraz..
Bir banka oturduk sonra..
Ben, aramızdaki boşluk, uzaklar ve O…
Bir yıkımdan sanık sevgiye verilen mahkumiyetin kayıtlarını anlatıyordu O ve saplarını alüminyum folyoyla sardığı kırmızı karanfiller satıyordu bir kadın..
Uzatılan karanfile yeterince “hayır” olmalı ki cevabım , tek söz etmeden uzaklaştı kadın..
Martılar çığlık çığlığa denizle cilveleşmeye devam ediyordu ve gemiler geçip gidiyordu uzaklardan..
Uzaktılar..
Uzaktaydılar..
Başka bir mevsimde, uzaklarda bir yerde…
Vadideki kayısı ağacında kalan tek kayısı düştü toprağa..
Gören olmadı..
Bir yangın başladı uzak, çok uzak bir gezegende…
Hızla sarıp sarmaladı alevler dağı, taşı, var olan her şeyi…
Çok sürmedi..
Yandı, bitti, kül oldu…
Külleri savruldu dört bir yana…
Bir deniz feneri yıkıldı başka bir sahilde..
Ve dindi fırtına..
Yakında, çok yakınlarda bir inci gerdanlık kopup dağılıverdi..
Dönüp bakmadım..
Eğilip toplamadım…
Yere düşen tanelerin, boşlukta yankılanan sesini dinledim…
Belki de benimdiler, bilemedim…
Bir martı havalandı kayaların üzerinden, kanat çırptı yorulana dek gökyüzünde..
Uzaktı şimdi, çok uzak…
Kalabalıktı sahil…
Sevdalar uçuyordu yanı başımızdan…
Kalkmayı kim teklif etti…
Ben mi..
O mu..
Uzaklar mı..
Boşluk mu fark edemedim…
Yada önemli miydi kimin teklif ettiği, bilemedim…
Sonuçta kalkmıştık ve yürüyorduk..
Uzaklar o kadar uzak ve boşluklar öylesine derindi ki; yan yana kalsak o tuzaklarda kaybolabilirdik…
Kendi ıssızlığımdan bir “hoşça kal” bırakıp uzaklara, caddenin kalabalığında kaybettim yalnızlığımı..
O’ysa..
Uzaktı şimdi..
Çok uzak…
Sadece bir düştü…
Düştü…
Pencereyi açtım…
Bir sigara yaktım..
Yağan yağmuru izledim sonra..
Üşüdüm biraz..
13 Eylül 2008 16:15 | yorum ekleyin
HAYATIMA GİREN EN ÇİRKİN YALANCIYA
İşte herşeyin sonu geldi. Neydin sen? hayatıma girip herşeyin en güzelini yapan bir melekken nasıl böyle şeytanlaştın. büyük sevgin bumuydu?sen bumuydun?yeminler sözler hepsi yalanmıydı?SEN YALANMIYDIN?oysa hayatımda en çok sana güvenmiştim SEVMİŞTİM SENİ ... beni en son terkeden sen olursun diye beklerken ilk sen gitmiştin benden. onca acı verdin bana yüreğim hiç birini unutmuyor.İHANET DOLU BAKIŞLARIN AKLIMDAN HİÇ ÇIKMIYOR...
Sana olan duygularım gün geçtikçe kirleniyor. bitiyorsun,tükeniyorsun... sevgin yitiyor içimde,degerini kaybediyorsun. bu büyük aşkın seninle birlikte gidiyor benden. o kadar pişmanımki geçmişe dönüp seninle yaşadıklarımız aklıma gelince bir kat daha artıyor nefretim sen budalasın bu saf aşığın ömrünün sonuna dek senin peşinde koşacagına inandın. ama o saf aşık gördü senin çirkin yüzünü artık.yaptığın herşeyi gördü mutluluk oyunu oynamıyor artık BEKLEMİYOR SENİ...
Oysa neler vermedim sana? sevgi dedin en büyüğünü verdim aşk dedin en tutkulusunu verdim sadakat dedin uğrunda herşeyden vazgeçtim... DAHA NE VEREBİLİRDİMKİ ???EN AZINDAN SENİN KADAR Sahte yalancı ve riyakar olmadım bundan sonra yoksun hayatımda ...
05 Kasım 2007 01:19 | yorum ekleyin

28 Temmuz 2007 05:17 | yorum ekleyin

19 Temmuz 2007 18:29 | yorum ekleyin

18 Temmuz 2007 14:39 | yorum ekleyin

18 Temmuz 2007 14:37 | yorum ekleyin
ARTIK NE FARKEDER BİR GÜN ÇIKIP GELSENDE,YANIMDAN AYRILMAYIP HERGÜN BENİ SEVSENDE,GÖKTEN YILDIZ İNDİRİP YOLUMA GÜL DÖKSENDE,BENİM İÇİN ÖLDÜN SEN YAŞIYORUM DESENDE...
09 Temmuz 2007 00:46 | 1 yorum
AY YÜZÜME DOKUNUR KİRPİKLERİME HÜZÜN DÜŞER,GÖZLERİM BİR PINAR OLUR..NE ACI DEĞİL Mİ? İKİ BEDENDE AYRI KALMAK,AYRI YERLERDE AYRI YAŞAMAK,GÜNEŞİ BULMUŞKEN KARANLIKTA KALMAK.!
07 Temmuz 2007 00:13 | 3 yorum
NE HASTA BEKLER SABAHI NE TAZE ÖLÜYÜ MEZAR,NE DE ŞEYTAN BİR GÜNAHI SENİ BEKLEDİĞİM KADAR...
06 Temmuz 2007 23:56 | 3 yorum
< Geri 1 İleri >