hakkımda
yürek istanbul gibi olmalı fethi zor, fatihi tek olmalı
2 kişi tutmuş.
epilog
E P I L O G
Bu yazıyı okumanız sadece 1 dk nızı alacak, ve sonunda hayata ve
ilişkilere bakış açınız değişecek.
Ileri derecede hasta iki adam ayni hastane odasındaydılar.
Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin
veriliyordu, cigerlerindeki suyun süzülmesi için.
Bu hastanin yatagi odadaki tek pencerenin tam yanindaydi.
Diger hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı.
Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eşlerini, ailelerini, evlerini,
işlerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatirlardi
birbirlerine. Pencerenin yanindaki hasta, her öğleden sonra oturmasina
izin verdikleri saati diger hastaya pencereden gorebildiklerini anlatarak
geciriyordu. Diger hasta hep bir sonraki gunu iple cekmeye basladi,
dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için.
Pencere, icinde cok güzel bir göl olan parka bakıyordu.
Ördekler ve kuğular gölde yuzerken cocuklar model bot'larini suda
yuzduruyorlardi. Genc asiklar, gokkusaginin tum renklerindeki ciceklerin
arasinda kol kola dolasiyorlardi.
Ulu agaclar etrafi susluyor, uzaktan sehrin silueti gorunebiliyordu.
Pencere kenarindaki adam bunlari muhtesem bir detayla anlatirken, odanin
diger ucunda yatan adam gozlerini kapar ve bu muhtesem manzarayi hayalinde
canlandirirdi. Sicak bir ogleden sonra, pencerenin yanindaki adam gecmekte
olan bir senlik alayini tarif etti.
Diger adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandirabiliyordu,
pencere kenarindaki adamin tasviriyle.
Gunler ve haftalar gecti. Bir sabah banyo yaptirmak icin su getiren
gunduzcu hemsire pencere kenarinda yatan hastanin cansiz bedeniniyle
karsilasti:
uykusunda, huzur icinde ölmüştü.
Hüzünlendi, hastane gorevlilerini cesedi disari tasimalari icin çagirdi.
Uygun zaman gectigine kanaat getirir getirmez, diger hasta pencerenin
kenarindaki yataga tasinmasinin mumkun olup olamayacagini sordu.
Hemsire memnuniyetle istegini yerine getirdi, hastanin rahat oldugundan
emin olduktan sonra onu yalniz birakti.
Yavasca, duydugu aciya aldirmadan, bir dirseğine yaslanarak disaridaki
dunyaya bakmak uzere yatagindan dogruldu adam.
Sonunda, disariyi kendi gozleriyle gorme zevkini yasayabilecekti.
Pencereden disari bakabilmek icin yavasca donmeye zorladi kendisini.
Pencere, boş bir duvara bakiyordu. Adam hemsireye, vefat eden oda
arkadasinin pencerenin disinda gorunen harika seylerden bahsetmesine sebep
olan şeyin ne olabilecegini sordu.
Hemsirenin cevabı, ölen adamin kör oldugu ve pencerenin onundeki duvarı
görmediğiydi. 'Sanirim seni cesaretlendirmek istedi' dedi.
Epilog: Diger insanlari mutlu etmek cok buyuk mutluluk getirir,
kendi durumunuz ne olursa olsun.
Paylasilan dertler yarisi kadar üzüntü verir, paylaşılan multuluklar ise
iki katı artar.
Kendinizi zengin hissetmek istiyorsanız, sahip olduğunuz ve paranın satın
alamayacağı her şeyi paylaşın.
Bu gün bize bir hediyedir. Bu yazının kaynağı bilinmiyor, fakat okuyan
herkese mutluluk getirecektir. Mektubu elinizde tutmayın.
|
etiketlerim
etiket ekleyin
son yorumladığı etiketler
* sadece etiket yazarlari etiketlere yorum yapabilir
|
komikler
Bizim oradaki Carrefour´un ilk açıldığı zamanlar. Mağazada anlık
indirim duyurularını anons eden kişi şöyle dedi:
'Pantolonları indirdik, orta reyonda sizleri bekliyoruz.'
Lise yıllarında Milli Güvenlik dersinde hocamız olan subay, sınıfın
güzel kızlarından birini kaldırmış ve ondan subay rütbelerini
küçükten büyüğe doğru saymasını istemişti. Sıralamayı aynen yazıyorum:
'Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbaşı ve albaşı.'
Geçenlerde gittiğim düğünde takılan paraları anons eden şahıs aynen
şöyle dedi:
'Gelin hanım köşede, isteyen takabilir.'
Arkadaşımın sevgilisi komiser. Geçenlerde ikisi arabada sohbet ederlerken;
- 'Bilmem kaç merkez, yolda üç tane or..pu var Tamam' diye bir telsiz
anonsu gelmiş.
Erkek arkadaşı çok utanmış ve hemen telsize sarılıp telsizin diğer
ucundaki memura;
- 'Bu ne biçim anons, malum kadın deyin biz anlarız' diye fırça atmış.
On dakika sonra gelen telsiz anonsu ikisini de kahkaha krizine sokmuş.
- 'Komiserim malum kadınlar or..pu degilmiş Tamam'
Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp
çırpınan balıklara bakıp;
- 'Bunlar taze mi?' diye sormuştu.
Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı:
- 'Yok abla, pil takıp oynatıyoruz'
|
fıkralar
1)Karne
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
2)Akıllı köpek bir gün zengin mi zengin bir işadamını av merakı sarmış hemen tüfek tabanca ne bulduysa almıs ama bakmıs köpek yok aramıs ama av köpegı yok o da karısının süs köpegimi almıs gitmis ormana
ormana varınca adam baslamıs avlanmaya zavallı köpekte öölesıne dolasmaya...
karsıda ögle yamegını arayan jaguar bakmıs demişki:
bu ne ola ki? bakmış, bakmıs bıseye benzetememıs bunu farkeden köpek yerden iki kemık bulmus bıraz oynadıktan sonra "yaw koca kaplanı yedım hala doymadım" demıs jaguar bunu duyunca tırsmıs "ufak tefek ama goturuyor galıba demıs baksana kaplan yedım doymadım dıyor" nedır kı bu dıye dusunurken agacta maymunu gormus gıtmıs maymuna sormus
-bu ne yaw?
maymun demıskı:
-söylerim ama bır sartla bundan sonra bana dokunmayacaksın
jaguar kabul etmıs mecburen
maymun devam etmıs
-olum o bıldıgın köpek işte işletmiş senı kaç saattir
jaguar bakmıs köpek ama ya degilse ya maymun beni işletiyorsa demıs
maymuna demis
-bin sırtıma beraber gidecegiz yanına
köpek bakmıs maymun herseyı anlatıyor kesın bu benı yer demıs neyapsam dıye dusunurken aklına bır fıkır gelmıs
kemıgı bıras daha oynamıs tekrar jaguarla maymuna donmus
-yaw nerde kaldı su maymun ıkı dakıkaya puma getırıyorum dedı hala yok demıs...
Birgün bir fakir bir adam elinde sağdece kuru bir ekmekle yürürken bir lokanta görmüş çook güzel yemekler pişiyormuş.Adam dayanamayıp ekmeğini yemeğin buharına tutup tutup yiyormuş bunu aşçı görmüş de...
|
yorumlar (14)
zulunetcafe | 11 Haziran 2008 21:16 |
şikayet
Merhaba, alanturka sitesinde 'zulunet cafe' isimli bir grup oluşturdum, seninde katılmanı istiyorum.
Aşağıdaki adresden üyeolabilirsin.
http://www.alanturka.com/grup-katil-davetile.php?anahtar=ef6c36559cad1eac998ce7ee5e0be8b6
Grup yöneticisi zulunetcafe
yorum eklemek ister misiniz?
Yorum ekleyebilmek için üye olmalısınız, üyeyseniz giriş yapmalısınız.
|