blogum

DOSTLAR BENİ HATIRLASIN

Ben giderim adım kalır 
Dostlar beni hatırlasın. 
Düğün olur bayram gelir 
Dostlar beni hatırlasın
Can kafeste durmaz uçar 
Dünya bir han, konan göçer 
Ay dolanır  yıllar geçer 
Dostlar beni hatırlasın
Can bedenden ayrılacak 
Tütmez baca  yanmaz ocak 
Selam olsun kucak kucak 
Dostlar beni hatırlasın 
Ne gelsemdi, ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın
Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın
Gün ikindi akşam olur 
Gör ki başa neler gelir 
Veysel gider adı kalır 
Dostlar beni hatırlasın  

Aşık Veysel ŞATIROĞLU

21 Mayıs 2008 21:44 | yorum ekleyin

Doğum Günümde

Hic kimseyi sevemezsin sandigin zamanlar
Dalga kiransiz bir cocuk bütün limanlar
Kahramansiz bir filim gibi solar romanlar
Figuranlar beni oynar dogum günümde

Biran var ki unutulmaz derdi kederi
Göclere top kentlere magdur durursun
Istanbula benziyorsun dogum günümde

Basladigi yerde biter tüm yolculuklar
Bir selami eksik etme dogum günümde
Gözlerimde sensizlikten gayri nem kaldi
Mahsuniden bir türkü cal dogum günümde

Biran var ki unutulmaz derdi kederi
Basladigi yerde biter tüm yolculuklar
Bir selami eksik etme dogum günümde

28 Nisan 2008 23:31 | 2 yorum

Kıyamet

Bilirmisin sevgilim ne haldeyim
Duyarmısın sesini kulaklarında
Ah bir bilsen sevgilim
Ben sana hasretim
Hayatımda kimse yok
Gel desem gelirmisin
Ah bir bilsen sevgilim
Ben sana hasretim
Hayatımda kimse yok
Dön desem dönermisin
Kıyamet kopacak nerdesin
Bedenim yanacak gelirmisin
Yüreğim kavruldu küllerim savruldu
Bir rüzgar gibi geçtin acımadan
Çok yalnız kaldım
Sensizlikle zor yaşadım
Suçum neydi allahım
Niye onu benden aldı
Ne oldu? nasıl oldu? anlamadım
Birden birden karşıma çıktın
Sonra hayallerimi süsleyen rüyalarıma giren
Tatlı bir telaşım oldun..
Ve yine ne olduğunu anlamadan ansızın hayatımdan çıkıp gittin..
Kıyamet kopsun ne çıkar
Yeterki yeterki senli baharlar bitmesin.
Ben seni ben seni çok sevdim tatlı telaşım
Ama sen sana olan aşkımı hep başka baharlara erteledin
Bense sana olan aşkımı sevgimi benliğimi ve sende kaybolmuş bu yüreğimi ıssız bir adada kimsenin bulamayacağı bir kutunun içine kilitledim..
Şimdide sana yalvarıyorum
Ne olur ne olur tatlı telaşım
Yine bir bahar rüzgarıyla gelde
Sana olan aşkımı sevgimi benliğimi ve sende kaybolmuş yüreğimi saklıdığım kutunun kilidini kır..
Çünkü ben sensiz ölmek istemiyorum..
Kıyamet kopacak nerdesin
Bedenim yanacak gelirmisin
Yüreğim kavruldu küllerim savruldu
Bir rüzgar gibi geçtin acımadan
Çok yalnız kaldım
Sensizlikle zor yaşadım
Suçum neydi allahım
Niye onu benden aldı..

21 Ocak 2008 02:13 | yorum ekleyin

EY DOST...

bir hiç uğruna sildiğin
çıkarın için yeniden selam verdiğin
ben değil miyim ey dost...

seç derlerdi hep özene bezene dostunu
menfaat gözetmeyeninden,
yarı yolda bırakmayanından,
onu da beceremediğim
sonunda yine zarar gördüğüm
sen değil misin ey dost

parasıylaymış dostluğun
bitince , o da bitti
darbe yine yakın bildiğimden geldi
olsun varsın, buna da alışırım

şimdi diyecekler ki ; ey insanoğlu !
dost dediğin dostun değilmiş
aklın neredeydi senin, tanıyamamışsın
söyleyecek bir tek söz
verecek cevap bırakmadın bana, yaptıklarınla
halimden anlayabiliyor musun ? ey dost

29 Aralık 2007 01:59 | 3 yorum

~~DİLEK~~

Ne olur ?
Tek kişilik bir günah söyle bana
Bu gün günah işlemek istiyorum
Kimseyi ortak etmeden suçuma
Bana ait suçumla yanmak istiyorum

Haydi !
Tek kişilik bir savaş icat et bana
Ölüm ve acıları tatmak istiyorum
Ayrılıkları beleyip günah koynuma
Günahlarımla yanmak istiyorum

Durma git…………
Tek kişilik ayrılıklar ver bana
Tek kişilik amansız sevdalar
Yüklenip köhne dünyanın saltanatını
Acılarımla kardeş olmak istiyorum

Kalmak istersen !
Tek kişilik bir sevda ver bana
Mavisi, yeşili olmasın yanmaya
Bir şiir sun gözlerinden bana
Her harfinde kırk kez yanayım.

Unutma sakın !!
Kalabalık umutlar büyüt benim için
Kalabalık gülüşler der gamzelerinden
Kalabalık baharlar dile Tanrı’dan
Bütün çiçekleri ben sende bulayım.

29 Aralık 2007 01:36 | 13 yorum

!!!yoruldum!!

Yoruldum mükemmeli oynamaktan.
Olağanüstü biri değil, sıra dışı biri değil, ulaşılmaz biri değil;
herhangi biriyim ben.
Ağlamak; yaşlarımı akıta, akıta ağlamak; gülmek; delice, kahkahalarla
gülmek istiyorum.
Maskelere, çok yüzlülere, yalanlara kanmadığımın varın ayırdına.
Sevmeyenlerimi, ardımdan denenleri anlayan biriyim.
Herkesi sevmek, saymak zorunda değilim; sizlerin gösteri yapmak
zorunda olmadığınız gibi.
Korkmayın siz de, haydi şimdi haykırın yüzüme, sevmediğinizi beni..

Sadece kışta değil; güneşin bağrında da üşüdüğümü;
tutkularımı, hatalarımı, güçsüzlüğümü göstermek istiyorum sizlere..
Ben ne cam, ne can ressamıyım; ne de bir kum heykeltıraşı.
Kıskancım, hırslıyım, çaresiz, hatta acizim çoğu kere..
Ayıramam mavi bozulunca renkleri. Karda, karayı gördüğümü biliniz artık.
Evet, ben renk köründen de kötüyüm. Kızdığımda bağırmak, ne varsa atmak, kırmak;
gerektiğinde vedayı, terk etmeyi yaşatmak istiyorum sizlere..
.
Bağışlayınız.
Bildiğiniz beni değil, sıradan biri bulacaksınız karşınızda şimdi.
Yoruldum mükemmeli oynamaktan, ulaşılmaz görünmekten yoruldum ben...

'Ben nasıl biriyim' diye sormuyorum sana...
Hayır; duymuyorum seni çünkü çok yorgunum...
Sen de sus, sus lütfen, bir şey söyleme, sen söyleme....

Bir şiir yazın bana içinde şefkat olsun damla damla.

Bir yerlere götürün beni güneş hiç batmasın orda.

Bir şeyler söyleyin bana, ayrılıklar hüzünler olmasın içinde.

Bir söz verin bana, bir damla yaş düşmesin gözlerine.

Bir hayal kurun benim için bütün yollar ona çıksın.

Bir hasret verin bana, kavrulayım ateşiyle, için için yanayım.

Bir masal anlatın eskilerden, yağmurlar yağsın, ıslansın yüreğim.

Bir rüzgâr estirin uzaklardan savrulsun güzelin saçları.

Bir yalan söyleyin bana, umut dolu çocuksu bir yalan.

Bir şarkı söyleyin gözü kör sevdalardan bahseden

Bana bir hediye verin ufak tefek ama içten

!!!Evettt, bazen ben böyleyim...Zordur güzeli sevmek,her babayiğidin harcı değildir yaniiii :)

23 Aralık 2007 03:01 | 1 yorum

Bayramda çocuklar gülmeli.. Sizde gülün..

"Eski bayramlar…" diye başlayan cümleleri hiç sevmem. Bayram her zaman bayramdır. Bayram herkese bayramdır. Ne demek "eski bayram"? Bayram eskimiyor ki, biz büyüyoruz işte!
Özlediğimiz, çocukluğumuzdur sadece. Büyüdükçe hayatın hayal kırıklıklarını yaşadığımız için hep çocukluğumuzda kalır aklımız.
Bayram sabahını ve bayramlıklarımızı heyecanla beklediğimiz günleri özleriz sadece. Bayram sabahı elimize verilen harçlıkları, yediğimiz çikolataları, giydiğimiz yeni kıyafetleri, mahallede doyasıya oynamalarımızı özleriz.
Bizler büyüdük, bunları artık yapamıyoruz diye "nerde o eski bayramlar" diye hayıflanacağımıza, etrafımızda ki çocukların bayramı doyasıya yaşamasına vesile olabilsek, onların gözlerindeki masumiyet ve mutlulukla bizlerde mutlu olabilsek yetmez mi?

22 Aralık 2007 20:28 | yorum ekleyin

BaZeN

Bazen herşey anlamsızlaşır, boğulur gibi hisseder insan kendini. Masalar sandalyeler üzerine gelir. Seni anlamayan, boş konuşan boş bakan insanlarla sonuçsuz cümleler paylaşmak zorunda kalırsın. Ayrılamazsın o ortamdan ne kadar istesen de. Hayatın gerekliliğidir bu, kurmuş olduğun düzenin getirdikleridir. Konuşur, konuşursun aklın yüreğin başka yerlerde, başka diyarlarda. Başka zamanlarda, başka mekanlarda olmak istersin hep. Bu umutsuz bir çabadır bilirsin ama istersin de bir taraftan. Gözlerine bakarsın çevrendekilerin. Farklı bir ışık, farklı bir açı yakalamaya çalışırsın. Yoktur tekrar tekrar baksan da. Belki değişir birgün diye aynı gözlere bakarsın için titreyerek.

  Sokaklar kalabalıktır ama ıssız olsa keşke dersin. Gökyüzü berraktır ama hafif yağmur istersin. Sevgilin aramıştır aslında ama "niye daha önce aramadı ki" dersin. Karanfil almıştır sana papatya koklamak istediğini düşünürsün. Radyoda anılar serisinden hafif bir müzik vardır, Sezen'den bir parça olsa da dinleseydim dersin. Arkadaşın kek yapmıştır en sevdiğinden, sütlü bir tatlı olsa da yesem dersin.Olur bazen değil mi herkese bunlar? Olduğunu söyleyin lütfen. Bazen, çok sık olmasa da olduğunu söyleyin ne olur...

 Olması gereken, doğrusu böyledir diye bilinen şeyler vardır ya, kalıplaşmış düzenin insanları yapıyor hepimizi. Ve mutluluğumuzun sınırları da başkaları tarafından çiziliyor. Mutsuzluğumuzu yaşama, gösterme hakkımız elimizden alınıyor. İçi farklı dışı farklı bireyler haline geliyoruz. İfade edemiyoruz duygularımızı. Bencil olmamak, sahip olduğumuz nimetlerin değerini bilememekle suçlanıyoruz. Aslında nasıl hissediyorsan öylesindir. Zaman gelir bağıra çağıra şarkılar söylemek gelir içinden. Zaman gelir ağlamaya bahane ararsın, en küçük birşeyde gözlerin ıslanır, dudakların titrer. Bu farklı birşeydir, tarifi gerçekten zor. Bir derdin, sıkıntın yokken bile olabilir. İşte ben o anlarda hep denizi olan şehirde yaşamadığıma hayıflanırım. Deniz olsaydı ah, deniz olsaydı... İçin kabarır, gözlerin dalar gider. Olur değil mi herkese bu? Olduğunu söyleyin ne olur...

 Yaşam bir armağan bizlere biliyorum, hayatı ve bize verdiği herşeyi seviyorum...Ama arada bir uzaklaşma, memnuniyetsizliğimi göstermeme fırsat verin ne olur...

15 Aralık 2007 02:21 | yorum ekleyin

gerçek dostluk

Dostluk her gün 2-3 kere telefonla konuşmak değildir... Dostluk bu yapılması gereğine inanılan telefon görüşmeleri sırasında diğer
insanların dedikodusunu yaparak karşılıklı bir şeyler paylaşıldığını zannetmek değildir...
Dostluk; dost bildiğin kişinin en ince detaylarını bilme ihtiyacı ve gereği değildir...
Dostluk; dost bildiğin kişinin senin en karışık detaylarını bilmesi gerektiği değildir...
Dostluk her hafta 3-5 kere görüşmek değildir, 1 ay, 1 sene, 5 sene seni aramayan, senin de aramadığın bir insani birdenbire arayıp, dertleşmek, hatır sormak istersen ve o insan da seni geri çevirmez ve sanki daha az
önce konuşmuşun gibi kaldığınız yerden konuşmaya devam ederse, ve daha da
önemlisi bu 1 ay, 1 sene, 5 sene ayrılığa rağmen bu insanin başı gerçekten sıkıştığında yardımına koşacak ilk insanlardan biriysen ve ayni şekilde onun da öyle olduğunu biliyorsan EMİN OL Kİ..... O kişi senin dostundur... Sen de O'nun...
" Her tur ilişki avuç içinde duran kum taneleri gibidir. Avucumuzu
sıkmadan, gevşekçe tutarsak, kum taneleri kaymaz, durur.
Avucumuzu kapatıp, sıkmaya başladığımız an kum taneleri parmaklarımızın arasından akmaya baslar. Bir kısmını tutmayı basarsanız da, çoğu akıp gider. İlişkiler de böyledir. Esneklik varsa, diğer insana saygı
duyuluyor ve özgürlük tanınıyorsa ilişkiler bozulmaz. Ama diğer insani çok bunaltırsanız ilişki de yavaş yavaş bozulur ve biter. Hayatta pek çok insanla karsılaşırsın Ama sadece gerçekdostlar senin kalbinde bir iz
bırakır.
GERÇEK DOSTLARINIZI BULUP HİÇ KAYBETMEMENİZ DİLEĞİYLE...

12 Aralık 2007 20:32 | 4 yorum

HAYAT NEDİR VE NE DEĞİLDİR



Hayat skor tabelası tutmak değildir.
Kaç arkadaşınız olduğu ya da kaçının sizi arkadaş kabul ettiği değildir.
Bu hafta sonu için planlarınızın olması değildir.
Hafta sonu yalnız olmanızda değildir.
Şu sıralar sevgiliniz olması değildir.
Geçmişte sevgiliniz olması değildir, geçmişte kaç sevgiliniz olduğu değildir.
Bugüne kadar hiç sevgiliniz sevgilinizin olmaması da değildir.
Sizi kimin öptüğü değildir.
Aileniz ya da onların serveti değildir. Hangi okula gittiğiniz değildir.

Ne kadar güzel ya da ne kadar çirkin olduğunuz değildir, giydikleriniz,
Ayakkabılarınız değildir.
Ne çeşit müzik dinlediğiniz değildir.
Okul notlarınız değildir.
Herkesin size verdiği akıl notu hiç değildir.
Hayat standart testlerinin belirlediği kişiliğinizde değildir.
Hayat bir kâğıda dökülmüş hayat hikâyeniz ve bu hayat hikâyesini kimin
Kabul ettiği değildir.

AMA HAYAT:

Kimi sevdiğiniz, kimi incittiğinizdir.
Kimi mutlu kimi mutsuz ettiğinizdir.
Sizin onları koruyabilme ya da mahvedebilmenizdir. Dostluklarınızdır.
Neyi söylediğiniz ve neyi kastettiğinizdir.
Hangi önemli hüküm ve kararı verdiğiniz ve de niçin verdiğinizdir.
İçinizde sevgiyi taşımak, büyümek ve dağıtmaktır.
Ama en önemlisi, yalnız başına asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir şeyi
Yapmak, hayatınızı, başka insanların kalbine dokundura bilmektir.
Başkalarının kalplerini etkileyecek yolu ancak siz seçersiniz.
Ve hayat bu seçimlerdir zaten.
Hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır.
Ve insanlar böyle büyürler. Unutmayın;

YAŞAMA KENDİMİZDEN NE KATARSAK, YAŞAMDAN DA ONU ALIRIZ...

04 Aralık 2007 21:44 | 3 yorum


< Geri     1     İleri >

reklamlar

blog etiketlerim

-

Destekliyoruz:  nedir ne demek,  türkçe dil araçları

biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 11.0.930