hakkımda
ßeni YormayIn! --> çOk ü$engeCim
ßana yaLan söyLemeyin ! --> Nefret Ederim!
ßana ßi$ey sOrmayIn! --> ßiLmiOrum!
Ciddi oLmayIn --> ßen güLüyorum
iÇeLim Demeyin! --> DayanamIyorum!
GideLim Diyin! --> GeLiyorum!
Dalga geÇeLim --> ßayıLıyorum !
Derdinmi var ¿ --> DinLiyorum
çOk mu zOr¿ --> Ugra$Iyorum!
ßana a$Ik oLma! --> ßen oLamIyOrum !!!
>>km ne derse desin ben böleimm degisemiyorum < <
üzgün:( :( :(
6 kişi tutmuş.
aşk ve zaman(okumanızı tavsiye ederim)
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil...
Bir gün, adanın batmakta olduğu duygulara haber verilmiş... Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.
Aşk, adada en son kalan duygu olmuş, çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.
Ada neredeyse battığı zaman ;Aşk yardım istemeye karar vermiş.
Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde geçmekteymiş.
Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın ?" diye sormuş.
Zenginlik, "Hayır, alamam.
Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.
Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir den yardım istemiş.
- "Kibir, lütfen bana yardım et !"
- "Sana yardım edemem, Aşk.
- "Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş Kibir.
Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş :
- "Üzüntü, seninle geleyim."
- "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var."
Mutluluk da Aşkın yanından geçmiş;
Ama o kadar mutluymuş ki Aşkın çağrısını duymamış.
Aşk, birden bir ses duymuş.
- "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."
Bu Aşkan biraz daha büyük birisiymi.
Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş.
Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk a yardım eden yoluna devam etmis. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk,
Bilgi ye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?"
- "O, Zaman idi" diye cevap vermiş Bilgi.
- "Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk.
Bilgi gülümsemiş:
- "Çünkü sadece Zaman Aşkın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir..."
|
.............SU VE ATEŞİN AŞKI..............
Ateş bir gün suyu görmüş…
yüce dağların ardında…
sevdalanmış onun deli dalgalarına,
hırçın,hırçın kayalara vuruşuna...
Yüreğindeki duruluğu demiş ki suya;
gel "Sevdalım ol" hayatıma anlam veren, mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa,
"Al " demiş.. "Yüreğim" sana armağan…
Sarılmışlar ateşle su birbirlerine sıkıca..
Kopmamacasına…
Zamanla Su; buhar olmaya, ateş kül olmaya başlamış...
Ya kendisi yok olacakmış, ya Aşkı..!
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de,
yüreğindeki kederi de alıp gitmiş, uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, yakmış ormanları..
Aramış suyu diyarlar boyu...
Geceler boyu...
Gün gelmiş suya varmış yolu...
Bakmış, o duru gözlerine suyun...
Biraz kırgın... Biraz hırçın...
Ve o an anlamış aşkın bazen gitmek olduğunu…
Ama gitmenin, yitirmek olmadığını…
Ateş durmuş, susmuş öylece…
Sönmüş aşkıyla....
İşte o zamandan beridir ki;
ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş...
Ateşin yüreğini sadece Su...
Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş.
|
Ben Sana Mecburum
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum
ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
fatih'te yoksul bir gramafon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun
belki haziranda mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
kötü rüzgâr saçlarını götürüyor
ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin..
|
sen bunları gerçekten anlarmısın???
Kaybetmeyi kabullenebilir misin?
Ya da kabullendiklerini sever misin?
Anlatabilir misin hiç gitmediğin bir ormanı?
Hatırlayabilir misin her gözyaşının sebebini?
Bilir misin unutmayı?
Ya da sonra tekrar hatırlamayı?
Katlanabilir misin sessizliğe?
Ya kimsesizliğe?
Uyku tutmayan gecelerde hayal kurar mısın?
Sonra o hayallerin peşinden koşar mısın?
Ya da bir gün bırakıp her seyi bir parka gider misin?
Yagmurda yürürken paçalarını ıslatır mısın?
Ve yagmur durdugunda arar mısın bulutları?
Her yanlışını affedebilir misin?
Haklıysan bile kırmamak için sevdigini özür diler misin?
Bir gün ansızın her seyin bitecegini bile bile planlar mısın her seyi gizlice?
|
...keşke...
keşke ilişkiler eskisi gibi masum olsa,keşke sevilen sevenin kıymetini bilseydi,keşke aşkın ve sevginin yanında insanlara sadakatte sunulsaydı,keşke umutlar hiç bitmeseydi,keşke sonsuza kadar duyulan güvenim kalıcı olsaydı,keşke benim seni tanıdığım gibi hep masum ve çocuk kalsaydın,hiç bozulmasaydın,keşke hep benim kalsaydın,keşke elimi hiç bırakmasaydın,keşke ben seni hiç tanımasaydım,keşke gözlerinin derin yeşilliğinde boğulmasaydım,keşke gittiğinde hep gitmiş olsaydın bir daha dönmeseydin,keşke sen yalan nedir bilmeseydin,keşke ben zamanında biraz gururlu olmayı bilseydim,keşke sahte mutlulukları gerçek sanıpta inanmasaydım,keşke ben birdaha keşke demeseydim...
|
SeNi SeViYoRuM
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Şafağın her söküşünde
Saçlarından hayata asılmamın tek nedeni sen varsın
Unutma! ...sana tutku halinde bağlanmam için
Milyonlarca sebebim var....
Şu çirkef dünyada tek parıltı sensin
Ünlü bir heykeltıraşın spatulasından çıkmış gibi
Fakat...sönük bir parıltı değil..
Güneşin tüm ışıklarını silik bırakan bir parıltı
Şu kuru ayazda içimi yakan bir volkan gibisin
Cayır cayır esiyorsun
Yüreğime işleyerek..
Sonrada çekip gidiyorsun
Ne zaman yaktığını ne zaman geldiğini fark etmeden...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Saçlarını gözlerini....seni düşünmekten başka bir şey gelmiyor içimden..
İnan öyle tabi bir duygu ki...
Yüreğimin kuyularında
Sanki dünyaya gözümü açtığımdan buyana var..
Biliyorum bu duygu ortaya çıkmak için seni bekliyordu...
Olmadığın bir anı çektiğim nefesi önemseyemiyorum...
Sensiz...bu yalan çorak alemde olmaktansa
BİTİŞİMİN...soğukluğuna Asılmayı
ASLA! ...saçlarından hayata asılmamaktansa
Şu iğrenç çirkef dünyaya sırtımı dönmeyi Akıl bilirim...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Kulağımda ne zaman bir aşk şarkısı işitsem
Melodilerde sen akıyorsun
Ne zaman nostalji bir aşk şiiri okusam
Damlayan mısraları hep ama hep..
Saçlarını gözlerini getiriyor bana..
Bilmelisin...her an yanımdasın
Seni hissetmem görmem için bir an düşünmem yeterli..
Zannedersem ilk defa bir kızın kokusu yüreğimde fırtınalar estiriyor..
Kendi kendime ferhatın aslıya aşkındaki gibi
O damı..bu tatlı ten kokusuyla avare olmuştu diyorum...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Gözlerinde ki milyonlarca parıltı
Karanlığın zulm yanını darmadağın edip geçiyor
Seni süzerken, kendimi güneşi yukarılardan seyrediyor gibi hissediyorum...
Ruhum sana ait
Hiçe sayıp kaldırıp bir kenara atabilirsin
Yüreğinin içine de alabilirsin
ALLAHIM! ...
Bebişimin yüreğinin en derin kuyusunda olmak istiyorum...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ....
Belli sen busun
Fakat sen beni
Ben olduğum...öyle yada böyle olduğum için seviyor musun...
Söyle bunu kim bilir
Saçlarını okşamayı
Saçlarımı okşamanı
Boynuma atılışlarını..buselerini
Tenini koklamayı
Sarılıp sarılıp kopmalarını
Seni seviyorum
Bir yıldız gibi gözlerimin önünden kayıp giderken
Sahte dünyada cennette gibiyim
Sadece bir vakit elimde tutuyorum o cenneti
Bilmem bir müddet sonra ne olacak
Kim bilir rezil edip kopup uçup gitmiş olacak
Seni SEVİYORUM
NEDEN Mİ? ...
Bir çok kız için ısmarlama şiirler yazmıştım
Bu bana hep ters gelmişti..
Fakat şu an
Senin için binlerce dize yazsam az geliyor...
İçimde hep bir ülkü var
Bilmem...kim bilir bu şiiri yanından hiç ayırmazsın
Yada beraberinde kan kırmızısı bir gül goncasını..
ALLAH tüm güzellikleri yaratırken
Eminim seni en nadidesi olarak yaratmış
Kır çiçeklerinden güzel
Gülden narin
Menekşeden şeker
Kardelenden daha güzel kokulu
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ..
Eşsiz haline huriler gıpta ediyor
Sahte alemde ise
Beşeriler arasında..
Zannedersem...bir ben...yada bir iki şanslı..
Bu güzelliği algılayabiliyor..
Ömür bitene kadar
Mahvolana kadar
Yanında kollarında saçlarında asılı kalsam
Bunu hissediyorum bu bir işkence olur
En çok yüreğinde senle olamadığım için
Seni Seviyorum
Neden mi? ...
Hayal ma yal olsa dahi
Düşüncelerimde aklımda seviliyorum fikri bile
Senin gibi eşsiz bir varlık tarafından beğenilmek sevilmek
Bu budalayı ömrü boyunca mutlu edebilecek kadar,
Muhteşem, eşsiz, güzel ve bir o kadarda ASİL...
Tatlım bebişim seni anlatmaya bak mısralar bile yetmiyor..
Düşünüyorum şu yalnızlığımı gün ışığına atmadığım odamda
Acaba kaç insan seni sana dünyaya anlatmak için
Milyonlarca dizeler yazdı....
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Bir tebessüm ay ışığında, tek aydınlığım
Bana her şeyi ama her şeyi bir kenara attırıyor
Gülüşünde, gözlerinde, takılıp kalıyorum
Sadece izleyip tadını çıkartma duygusu alevlendiriyor..
Ah! ..bebeğim..seni seviyorum
Bak her şey yetersiz
Bu kadar nedenin ardına bile
Seni ne çok sevdiğimi
Ne çok saçlarında asılı kalmayı
Kollarında uyumayı
Sana dokunmayı...
Gözlerinde tutuklu kalmayı anlatamadım....
|
yorumlar (6)
Toplam 6 yorum,
hepsi gösteriliyor.
darkteam | 04 Ağustos 2008 02:26 |
şikayet
tesekkur ederım sızı sormalı yaaa sız nasılsnızzzz grş uzere ıns kıb
yorum eklemek ister misiniz?
Yorum ekleyebilmek için üye olmalısınız, üyeyseniz giriş yapmalısınız.
|
ѕση ∂єℓιкαηℓıℓαя çαηαккαℓє∂є кαℓ∂ıℓαя...!!!
|
|