hakkımda
Yalnızlık gecelerin, umut bekleyenlerin, hayal çaresizlerin, yağmur sokakların, tebessüm dudaklarının, sen ise yalnız Benimsin!
finaller başladı artık:))))
9 kişi tutmuş.
işte öyle!!!
"Mutluluğunuz sizin, benim aşkımdadır,
Dinleyin beni, ben dilersem eğer, siz
Benimle bir olabilirsiniz.
İhtiras alışverişine kim giriyor, kim?
Aşkımı satıyorum ben,
Hayatı pahasına bir gecemi benim
Söyleyin, kim satın alacak içinizden?"
öyküsü yok karizması var!!!
|
ŞARKILAR
Lay beside me
Yanıma uzan
Tell me what theyve done
Bana ne yaptıklarını anlat
Speak the words i wanna hear
Duymak istediğim sözleri söyle
To make my demons run
Şeytanlarımı kaçırmak için
The door is locked now
Kapı kilitli şimdi
But its open if youre true
Ama doğruysan açıktır
If you can understand the me
Eğer sen beni anlayabilirsen
Then i can understand the you
O zaman ben de seni anlayabilirim
Lay beside me
Yanıma uzan
Under wicked sky
Nefret dolu gökyüzünün altında
The black of day, dark of night
Günün siyahlığı, gecenin karanlığı
We share this paralyze
Beraber felç oluyoruz
The door cracks open
Kapı çatlayarak açılıyor
But theres no sun shining through
Ama içinden hiç güneş ışığı gelmiyor
Black heart scarring darker still
Siyah kalp hala daha koyu yara izi bırakıyor
But theres no sun shining through
Ama içinden hiç güneş ışığı gelmiyor
No, theres no sun shining through
Hayır, içinden hiç güneş ışığı gelmiyor
No, theres no sun shining
Hayır hiç güneş ışığı yok
Nakarat
What ive felt what ive known
Hissettiklerim ve bildiklerim
Turn the pages turn the stone
Sayfaları çeviriyor , taşı çeviriyor
Behind the door should i open it for you?
Kapının arkasında, onu senin için açmalı mıyım?
Yeah, what ive felt what ive known
Evet, hissettiklerim ve bildiklerim
Sick and tired i stand alone
Hasta ve bitkin ayakta yalnız duruyor
Could you be there cause im the one who waits for you
Orada olabilir misin çünkü seni bekleyen benim
Or are you unforgiven too?
Yoksa sen de mi affedilmeyensin
Come lay beside me
Gel yanıma uzan
This wont hurt, i swear
Bu acıtmayacak, yemin ediyorum
She loves me not, she loves me still
Beni sevmiyor,bunula birlikte beni seviyor
But shell never love again
Ama bir daha asla sevmeyecek
She lay beside me
Yanıma uzanıyor
But shell be there when im gone
Ama ben gittiğimde orda olacak
Black heart scarring darker still
Siyah kalp hala daha koyu yara izi bırakıyor
Yes, shell be there when im gone
Evet, ben gittiğimde orda olacak
Yes, shell be there when im gone
Evet, ben gittiğimde orda olacak
Dead sure shell be there
Lanet, kesin orda olacak
Nakarat
Lay beside me
Yanıma uzan
Tell me what ive done
Ne yaptığımı anlat
The door is closed, so are your eyes
Kapı kapalı, gözlerin de öyle
But now i see the sun
Ama şimdi güneşi görüyorum
Now i see the sun yes, now i see it
Şimdi güneşi görüyorum, şimdi onu görüyorum
What ive felt what ive known
Hissettiklerim ve bildiklerim
Turn the pages turn the stone
Sayfaları çeviriyor , taşı çeviriyor
Behind the door should i open it for you?
Kapının arkasında, onu senin için açmalı mıyım?
Yeah, what ive felt what ive known
Evet, hissettiklerim ve bildiklerim
So sick and tired I stand alone
Çok hasta ve bitkin ayakta yalnız duruyor
Could you be there cause im the one who waits, the one who waits for you
Orda olabilir misin çünkü senin için bekleyen, senin için bekleyen benim
Oh, what ive felt what ive known
Oh, hissettiklerim ve bildiklerim
Turn the pages turn the stone
Sayfaları çevir, taşı çevir
Behind the door should i open it for you?
Kapının arkasındayım, onu senin için açmalı mıyım?
So i dub thee unforgiven
Bu yüzden sana affedilmeyen ismini takıyorum
Oh, what ive felt oh, what ive known
Oh, hissettiklerim oh, bildiklerim
I take this key and i bury it in you
Bu anahtarı alıp senin içine gömüyorum
Because youre unforgiven too
Çünkü sen de affedilmeyensin
Never free never me
Hiç özgür değilim , hiç
Cause youre unforgiven too, oh
Çünkü sen de affedilmeyensin, oh
|
etiketlerim
etiket ekleyin
son yorumladığı etiketler
* sadece etiket yazarlari etiketlere yorum yapabilir
|
fotoğraflarım (28)
inşallah son dersaneye gidişim olcak:)))
nazım hikmet'in ağzından aşk
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım.
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
18 Şubat 1945
Piraye Nazım Hikmet
|
yorumlar (79)
8364c8364m | 03 Temmuz 2008 21:43 |
şikayet
Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta, melekler başucunda olsun, güneş öyle bir gecede doğsun ki Duaların kabul, kandilin mübarek olsun.
yorum eklemek ister misiniz?
Yorum ekleyebilmek için üye olmalısınız, üyeyseniz giriş yapmalısınız.
|