BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

hakkımda



medeni durumu: evli
yaşı: 26
yaşadığı yer: ankara


14 kişi tutmuş.

müziklerim

yaralı gönlüm - sebebimsin sayfama ekle

TARİH


ip-numaram.com IP adresi



Myspace Stuff


Calendar Provided By : SeekCodes.com











Create Shock Text


ZİYARET EDENLER SAYISI



KURAN ALLAH"IN SÖZÜDÜR
Kuran öyle bir kitaptır ki, içinde verilen haberlerin hepsi doğru çıkmıştır ve çıkmaktadır. Bilimsel konularda, geçmişten ve gelecekten verilen haberlerde ya da matematiksel şifrelemelerde o dönemde hiçbir insan tarafından bilinemeyecek gerçekler ayetlerde haber verilmiştir. Bu bilgilerin o dönemin bilgi düzeyiyle ve teknolojisiyle edinilmesi mümkün değildir. Elbette ki bu durum, Kuran'ın insan sözü olamayacağının apaçık bir ispatıdır.
Kuran, herşeyi yoktan var eden ve ilmiyle tüm varlıkları kuşatan Yüce Allah'ın sözüdür. Allah bir ayetinde, Kuran'la ilgili olarak, "... Eğer o, Allah'tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok çelişkiler bulacaklardı" (Nisa Suresi, 82) buyurmaktadır. Kuran'ın içinde yer alan her bilgi, bu İlahi kitabın bilinmeyen gizli mucizelerini ortaya koymaktadır. İnsana düşen ise, Allah'ın indirdiği bu İlahi kitaba sımsıkı sarılmak ve onu kendisine yol gösterici olarak kabul etmektir. Allah, Kuran'da bizlere şöyle bildirir:
Bu Kur'an, Allah'tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve Kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbidendir. Yoksa: "Bunu kendisi yalan olarak uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Bunun benzeri olan bir sure getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın." (Yunus Suresi, 37-38)
Bu indirdiğimiz mübarek bir Kitap'tır. Şu halde O'na uyun ve korkup-sakının. Umulur ki esirgenirsiniz. (Enam Suresi, 155)

ESMA-ÜL HÜSNA
ESMA'ÜL-HÜSNA
Allah,
er-Rahmân, er-Rahîm,
el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm,
el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbâr,
el-Mütekebbir, el-Hâlýk, el-Bâri', el-Musavvir, el-Gaffâr,
el-Kahhâr, el-Vehhâb, er-Rezzâk, el-Fettâh, el-Alîm, el-Kâbýd,
el-Bâsýt, el-Hâfýd, er-Râfi, el-Muiz, el-Müzill, es-Semi', el-Basîr,
el-Hakem, el-Adl, el-Lâtîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr,
eþ-Þekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl,
el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vâsi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd,
el-Bâis, eþ-Þehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy,
el-Hamîd, el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît,> el-Hayy,
el-Kayyûm, el-Vâcid, el-Mâcid, el-Vâhid, es-Samed, el-Kâdir, el-Muktedir,
el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtýn, el-Vâli,
el-Müteâlî, el-Berr, et-Tevvâb, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf,
Mâlikü'l-Mülk, Zü'l-Celâli ve'l-Ýkrâm, el-Muksit, el-Câmi',
el-Ganiyy, el-Muðni, el-Mâni', ed-Dârr, en-Nâfi',
en-Nûr, el-Hâdi, el-Bedî', el-Bâkî,
el-Vâris, er-Reþîd,
es-Sabûr.



iSLAMDA KADIN HAKLARI
İslâm Dîni, kadın hakları üzerinde titizlikle durmuş ve kadını, hiçbir nizâm ve sistemin veremediği müstesnâ bir makâma sâhip kılmıştır. Nitekim Cenâb-ı Hakk Kur’ân-ı Kerîm’inde:"Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır." buyurmuştur.Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz de erkekleri, kadınların hak ve hukûkunu gözetmeye dâvet etmekte ve bu konuda: "Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allâh’tan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız." buyurmaktadır.Başka bir hadîs-i şerîflerinde de: "Sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım." buyurur.Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, erkeklere, kadınlara dâimâ iyi davranmalarını tavsiye ederek:"Mü’minlerin îmân bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır." buyurmaktadır.Vedâ Haccı’ndaki meşhûr hutbesinde Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: "Ey insanlar! Kadınlar hakkında Allâh’dan korkunuz! Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız vardır.
Kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır." buyurarak daha yedinci yüzyılda yüzyirmi dört bin müslüman hacı namzedine karşı, kadınların haklarını ilk olarak açıklamışlardır.Başka bir hadîs-i şerîflerinde: "Onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, onları dövmeyin, onlara çirkin demeyin, fenâ söz söylemeyin!" buyurmuşlardır. Kadınlarla iyi geçinmek Kur’ân-ı Kerîm’in emridir: "Kadınlarınızla iyi geçinin; eğer onlardan hoşlanmadı iseniz bile!.. Olabilir ki bir şey, sizin hoşunuza gitmez de, Allâh onda bir çok hayır takdîr etmiş bulunur."
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bu konuda: "Kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz!" buyurmaktadır. Kadınlara karşı daima hoşgörülü olmalıdır. Nitekim bir hadîs-i şerîfte: "Mü’min bir erkek, mü’min bir kadına kızıp darılmasın! Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa, öbüründen memnûn olabilir." buyurulur.Bir insanın her işi ve her huyu hoşumuza gitmeyebilir. Fakat iyi niyetli ve ülfet edilir insan, kendi hanımında hoşuna gidecek nice meziyetler bulabilir.
Onlarla kendisini memnûn ve mes’ûd edebilir. Bunun için ayıp aramaya değil, meziyet aramaya bakmalıdır.Zîrâ mârifet iltifâta tâbîdir. İltifatsız mârifet zâyîdir.

"Cennet annelerin ayağı altındadır. " diyen dinimiz kadına hak etmiş olduğu değeri vermiştir. İslamiyet’in ilk şehidi bir kadındır. İlk Müslüman bir kadındır. Peygambe-rimizin soyu kızından devam eder. Hz. Ebubekir’in kitap haline getirdiği dünyadaki tek Kur’an-ı Kerim Hz.Ebubekir, Ömer, Osman dönemlerinde onlarca yıl bir kadının yanında kalmıştır. O dönemde ise Hıristiyanlar şunu tartışıyordu bir kadın İncil’e dokunabilir mi dokunamaz mı. Kur’an-ı Kerim’de Nisa (Kadınlar), Müntehine (imtihan edilen kadın), mücadele (mücadele eden kadın), Meryem (Hz. İsa’nın annesi )... gibi sure isimleri vardır. Fakat mesela, rical (erkekler) süresi yoktur.

iCKiNiN YAPTIKLARI
İÇKİ VE CİNSÎ HAYÂT
Alman, doktor meşhur Koch (koh) diyor ki:
(İçkilerin çeşidini-özelliğini araştırmak isteyenler; bunlarda insan için ne gibi faydalar bulunabileceğini, yahut tedâvî gayesiyle içilecek miktarın neden ibaret olacağını ve içindeki alkolün yüzde ne kadar olması gerektiğini soracakları yerde; fertlere, toplumlara, tüm insanlığa karşı alkolün sebeb olduğu onarilamaz dertlere, çeşitli cinayetlere, aile facialarına., dâir ilim adamlarının görüş, fikir ve kanâatlerine müracaat etsinler..)
Alkollü içkiler; korkunç hastalık ordusundan, çeşitli cinayet ve yıkım kaynağından başka bir şey değildir.
Alkollü kişi gerek şahsı ve gerekse toplumu için öyle bir âfet ve asalakdır ki; toplum huzurunu, oluşundan önce boğar. Çocuğu; gebelik veya doğum esnasında öldürür. İçlerinden biri doğacak olursa, onun da beşiğine çullanır; şayet beşikdeki hıncından da kurtulursa çocuk yaşar ama en fecî hastalıklara, en müzmin âfetlere mahkûm olarak yaşar.
Alkolün, bunu kullananların, ruhlanyla bedenleri üzerindeki etkisine gelince: Kuvvetlerini bitirir, illetlerim artırır, faaliyetlerini azaltır, irâdelerini felce uğratır, sorumluluklara karşı duyarsız bırakır ve netice de âilenin-toplumun üzerine bir asalak olarak yapışır.
İçkinin, cinsî hayat üzerindeki tesiri ise bir başka faciadır. Çünki alkolün iç salgı bezlerinin ve özellikle menî yâni spermin oluşumunda çok büyük etkisi vardır. Alkol, bu oluşumu bozarak ceninin meydana gelmesini engellemiş olur.
Hayvanlara alkol içirildikden sonra, menî salgılan defalarca muayene edilerek neticede görüldüki, embriyonun-cenînin- esas unsuru olan spermatozoitler ya hiç yokdur, ya da sağlam bir cenîn meydana getiremiyecek derecede zayıfdır. Profesör Doktor Holheyt, alkol konusundaki görüşlerini şöyle hülâsa eder:
1 - İçki kullananlar, kullanmayanlardan daha erken ölürler.
2 - Ayyaşların vücüd organları, başkalarınınkinden daha zayıf, daha güçsüzdür.
3 - Menî salgısının % 86'sı spermden yoksundur.
4 - Menî salgısındaki sperm kaybı, alkol alanlarda, başkalarından çok önce başlar.
5 - Kadın içki içerse, ceninin oluşumu için şart olan hücreler harâb olur.
Bu açıklamalarımız:
Evliliklerden birçoğunu, kısırlığa mahkûm eden bahtsızlığın içyüzünü gözler önüne sermiş oluyor. Evet; kısırlığın sebebi olarak erkek kadını-kadın da erkeği suçluya dursun, kısırlık suçlamasını birbirinin üzerine atadursun.. Gerçek olan şudur ki: Ortada kısırlık yok, beyinsizlik var; spermleri öldüren zehirlere yânî alkole alışkanlık var.
İçenlerin menîlerindeki sperm miktarı % 55 nisbetinde azaldığı hâlde içmeyenlerde bu mikdar % 15'i geçmemekdedir.
Artık alkolün nesiller üzerinde ne fecî, ne müdhiş tesiri olduğu ve bu korkunç zehri içen babaların-annelerin, çocuklara karşı ne ağır cinayet işledikleri anlaşılmış oluyor.
Ayrıca; alkol, süt salgılayan bezeleri de zayıf düşürür. Ayyaş babaların kızları az sütlü olur; büyüyüp çocuk doğurdukları zaman, ya sütleri büsbütün çekilir, yahut çocukları besliyemiyecek derecede azalır.
Araştırmalar göstermişdir ki: Kızların sütü ile, babalarının içip içmemesi arasında tam bir münâsebet vardır..


HZ.MUHAMMED (a.s) DOGDUGU EV

Hazreti Muhammed SAV'in doğduğu yer
Murat BARDAKÇI
13 Aralık 2000, Hürriyet
Peygamberimizin doğduğu binanın yerinde bugün bir 'halk kitaplığı' bulunuyor. Suudi Arabistan yönetimi Hazreti Muhammed SAV'in dünyaya geldiği mekânın ziyaret yeri yapılmaması için buraya işte bu kitaplığı inşa ettirdi.
Amine Hatun, Hazreti Muhammed'i bu sayfada fotoğrafını gördüğünüz binanın yerinde bulunan bir Mekke evinde dünyaya getirdi, peygamberimizin ilk çocukluk günleri burada geçti, büyükbabası Abdülmuttalib'in himayesine girene kadar burada yaşadı. Evin yer aldığı arazi, bir görüşe göre Hazreti Muhammed SAV'in soyunun dayandığı Hâşim ailesine aitti. Mekke'nin ileri gelen ailelerinden biri olan Hâşimiler peygamberimizin dünyaya geldiği sırada gerçi eski zenginliklerini artık kaybetmişlerdi ancak Mekke'nin gene de saygı gören boylarından biriydiler. Hazreti Muhammed SAV'in Mekke'de peygamberliğini ilân etmesinden etmesinden sonra karşısına büyük bir düşman gurubu çıkmış olmasına rağmen uzun bir müddet bu düşmanlara karşı koyabilmesi, mensubu olduğu ailenin gücünden kaynaklanıyordu.
Peygamberimizin dünyaya geldiği evin bulunduğu arazi, 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar muhafaza edildi ve herkesin büyük saygı gösterdiği bir mekân oldu. Arazinin bakımıyla 'Mekke Şerifleri' denilen ve Hazreti Muhammed SAV'in soyundan gelen Mekke'nin idarecileri sorumluydular. Bu mekân hemen her hac ve umrede mutlaka ziyaret edilir, hacılar Mekke'den Medine'ye geçmeden önce buraya mutlaka uğrarlardı.
Arap yarımadasının 1925'te Abdülâziz bin Saud'un eline geçmesinden ve Vehhabi geleneklerine uyularak Mekke'deki Cennetu'l-Muallâ ve Medine'deki Cennetul-Baki mezarlıklarında bulunan türbelerin yıkılmasından sonra sıra İslâmiyet'in ilk günlerinden kalan diğer mekânların da ortadan kaldırılmasına geldi. Hazreti Muhammed SAV'nin doğduğu evin arazisi dümdüz edildi ve üzerinde eski devirlerden kalma ne varsa kaldırıldı. Sonraki senelerde buraya bir bina inşa edildi ve yapılan bu yeni bina halk kütüphanesi haline getirildi.
İşte, Hazreti Muhammed SAV'in doğduğu evin bugünkü hali. Bu ev şimdi Mekke'lilerin günlük gazetelere göz gezdirmelerine ve arada bir bir kitabın sayfalarını çevirmelerine yariyor..

ALLAH KAINATI NICIN YARATMISTIR..
Allah’u Teala insanları sevdiği için yaratmıştır.Allah insanları seviyor çünkü nefes alsın diye Oksijeni yarattı, içsin diye suyu, yesinler diye bitkilere emretti , toprağı meyve sebzeye hayvanlara bitkileri et, süt, yumurta, bala dönüştürmektedir.Bütün kainat insanlara hizmet etsin diye yaratılıştır.Allah insanları sevdiği için cenneti yaratmış ,cennete gidebilelim diye Allah Kur’an’ı göndermiş , Kur’an’daki ibadetleri ( Allah’ın tüm emirleri , ibadetleri , insanların yararına , hep insanlar için , tüm yasaklarıda insanların zararına olduğu için yasaklanan haramlardır. ) yaparak , dünyada mutlu olmamızı , sonuçta cenneti kazanmamızı istemistir.
Güzel bir manzara resmini ressam neden yapar ? Çünkü hosuna gitmis , sevmistir. Önceden o resim yokken sonradan yapılmış olur. Tıpkı bunun gibi Allah’ta evreni ve insanlari sevdigi için , güzellik için , önceden yokken , yoktan var etmiş , dünyada insanlar , cenneti yaşasın diye ibadetleri ( insanlara yararlı olan şeyleri ) emretmiş , bu ibadetleri yapıp dünyayı cennete çevirenlere ahirette cenneti vaad etmiştir.
Insana hizmet için evreni ( su ,agaç , hayvan , bitki...) yaratan Allah , dünyada huzur , barış içinde yaşaması için emir-yasaklar ( ibadeti ) insanlara bildirmiş , bunlar yapanlarada cenneti vermistir.
Insan üç nedenle yaratılmıştır : Allah sevdigi için insanı yaratt , insana hizmet etsin diye evreni yarattı , cennete gidelim diyede , cennetin anahtarı olan Kur’an’ı indirdi. Ibadet dünyayı cennete çevirir, ahirettede cenneti garantiler...yaratılmasaydık , cennete gitme ihtimalimiz olmazdı.
NOT :Agrı ,sızı , ateş , diş ve karın ağrısı ...Allah’ın insanlara verdiği bir ceza degil , bir hediye , bir iyilik , bir lutüftur. Çünkü karın ağrısı olmasa karnımızdaki hastalıktan haberimiz olmazdı , dişimiz ağrımasa , dişimizi kaybedebilirdik ve bizim haberimiz bile olmazdı ...O ağrı , sızılar... bizim hastalıklara karşı alarm sistemimizdir ve iyi ki onlar vardır.
O halde ağrı , sızı ...bir ceza değil , bir mükafaat , bir hediye ‘dir.

KURAN ALLAH"IN SÖZÜDÜR
Kuran öyle bir kitaptır ki, içinde verilen haberlerin hepsi doğru çıkmıştır ve çıkmaktadır. Bilimsel konularda, geçmişten ve gelecekten verilen haberlerde ya da matematiksel şifrelemelerde o dönemde hiçbir insan tarafından bilinemeyecek gerçekler ayetlerde haber verilmiştir. Bu bilgilerin o dönemin bilgi düzeyiyle ve teknolojisiyle edinilmesi mümkün değildir. Elbette ki bu durum, Kuran'ın insan sözü olamayacağının apaçık bir ispatıdır.
Kuran, herşeyi yoktan var eden ve ilmiyle tüm varlıkları kuşatan Yüce Allah'ın sözüdür. Allah bir ayetinde, Kuran'la ilgili olarak, "... Eğer o, Allah'tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok çelişkiler bulacaklardı" (Nisa Suresi, 82) buyurmaktadır. Kuran'ın içinde yer alan her bilgi, bu İlahi kitabın bilinmeyen gizli mucizelerini ortaya koymaktadır. İnsana düşen ise, Allah'ın indirdiği bu İlahi kitaba sımsıkı sarılmak ve onu kendisine yol gösterici olarak kabul etmektir. Allah, Kuran'da bizlere şöyle bildirir:
Bu Kur'an, Allah'tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve Kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbidendir. Yoksa: "Bunu kendisi yalan olarak uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Bunun benzeri olan bir sure getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın." (Yunus Suresi, 37-38)
Bu indirdiğimiz mübarek bir Kitap'tır. Şu halde O'na uyun ve korkup-sakının. Umulur ki esirgenirsiniz. (Enam Suresi, 155)

CENNET KÖSKLERI
Dünyadaki güzellikler dünya şartlarında ne kadar mükemmel olurlarsa olsunlar, yine de kaçınılmaz olarak pek çok kusurları bulunur. Dolayısıyla dünyadaki en güzel köşk bile cennet köşklerinin yanında son derece gösterişsiz kalır. Herşeyden evvel zamanın, dünyada sahip olunan pek çok güzellik üzerinde bozucu ve yıpratıcı etkisi vardır. Örneğin herhangi bir köşk hiç kullanılmasa bile, kendi haline bırakıldığında zaman içinde yıpranır. İçindeki eşyalar eskir, nem ve rutubetin etkisiyle küflenir, çürümeye yüz tutar. Döşemelerdeki dayanıklılık zamanla azalmaya, kumaşların renkleri solmaya başlar. Ayrıca eşyaların üzerlerini yoğun bir toz tabakası kaplar ve etrafı örümcek ağları sarar. Böylece bu gösterişli mekan zaman içinde yaşanamayacak hale gelir. Cennet mekanları ise tüm bu eksikliklerden, zamanın yıpratıcı etkilerinden uzaktırlar. Kuran'da cennet köşklerinden bahsedilirken bu köşklerin altlarından ırmaklar aktığı, yüksek ve güvenli yerler oldukları bildirilir:
İman edip salih amellerde bulunanlar; onları, içinde ebedi kalıcılar olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir. (Ankebut Suresi, 58)
Bizim Katımız'da sizi (Bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız, ne de evlatlarınızdır; ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka. İşte onlar; onlar için yaptıklarına karşılık olmak üzere kat kat mükafaat vardır ve onlar yüksek köşklerinde güven içindedirler. (Sebe Suresi, 37)
Peygamberimiz (sav)'in bir hadisinde ise cennet köşkleri şöyle tarif edilir:
Gurfeler (cennet köşkleri) kırmızı yakut, yeşil zebercet (zümrüt) ve beyaz incidendir. Onlarda hiçbir kusur ve ayıp yoktur. Cennet ehli bunlara, sizin gökte, doğu ve batıdaki parlak yıldızlara baktığınız gibi bakarlar...
FPRIVATE "TYPE=PICT;ALT="

Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri ve salih amellerde bulunanları altından ırmaklar akan cennetlere sokar, orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler; ordaki elbiseleri ipek(ten)tir. (Hac Suresi, 23)


HADISLERLE RAMAZAN VE ORUC

Ademoğlunun her ameli katlanır. Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri şöyle buyurmuştur: "Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu dilediğim gibi mükâfaatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terketti."
Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku , Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.
Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!'' desin ve ona bulaşmasın.
Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.
Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. Oraya kim girerse ebediyyen susamaz
Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.
Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.
Sadece şafaktan önce niyet edenlerin orucu muteberdir.
Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin."
Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.
Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket var.
Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir.
İnsanlar iftarda ta'cile yer verdikleri müddetçe hayır üzere devam ederler.
Nübüvvet (peygamberlik) amellerinden biri de iftarın ta'cili (öne alınması), sahurun da te'hir edilmesidir.
Allahümme leke sumtü ve ala rızkıke eftartü. (Ey Allahım senin rızan için oruç tuttum ve senin rızkınla orucumu açıyorum.)
Susuzluk gitti, damarlar ıslandı, inşaallah Teâlâ sevap kesinleşti.
Kim yalanı ve onunla ameli terketmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur.
Biriniz yemeğe davet: edilince, oruçlu ise: "Ben oruçluyum" desin.
Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe (nafile) oruç tutmasın.
Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar.
Kadın, kocası varken izin almadan (nafile) oruç tutmasın.
Kim üzerinde oruç borcu olduğu halde ölürse, velisi ona bedel tutar.
Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.
Kim, üzerinde Ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.
Bu mübarek aya girmiş bulunuyorsunuz. Bu ayda bir gece vardır ki bin aydan hayırlıdır. Bu gecenin hayır ve bereketinden mahrum kalan bir kimse, bütün hayırlardan mahrum kalmış gibidir. Onun hayrı ise sadece (uhrevi saadetten) mahrum kimseye haramdır.
Seferde Ramazan orucu tutan hazerde oruç tutmayan gibidir.
Oruçlunun hayırlı hasletlerinden biri misvak kullanmasıdır.
Nice oruçlular vardır ki, tuttuğu oruçtan yanına sadece çektiği açlık kâr kalır. Nice gece namazı kılanlar vardır ki, onların da kârı gece uykusuz kalmaktan ibarettir."
Gündüz orucuna sahur yemeği ile yardımcı olun, kaylüle (öğle uykusu) ile de gece namazına yardımcı olun!
Cumartesi günleri, farz oruçlar dışında oruç tutmayın. Sizden biri, o gün, üzüm çöpünden veya bir ağaç kabuğundan başka (yiyecek) bir şey bulamasa bile, onları emip oruç tutmasın.
Herşeyin bir zekatı (temizlenme vasıtası) vardır, cesedin zekatı oruçtur.
Oruç, sabrın yarısıdır.
Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.
Şükreden oruçsuz kimseye, sabreden oruçlunun sevabının misli verilir.











etiketlerim

yok

etiket ekleyin


1) Aynı etiketleri ekleyen, aynı ilgi alanları olan diğer üyeleri bulabilirsiniz, etiket nedir?
2) Türkçe harfler serbest.

fotoğraflarım (1)

ORADA OLABİLSEK

AKŞ DUASI

Ask Duasi

Rabbim Bir insan koy kalbime

Ama o insan senin de sevdigin olsun

Ve bana öyle bir insan sevdir ki

O insanin kalbi

Seninle sevisen bir mabed olsun.

Beni öyle bir insanla bulustur ki

benden önce Onunla bulusmus olan sen olasin

Onunla el ele tutustugumuzda

Ikimizin uzerinde Senin elin olsun

Bana öyle gözler göster ki

Ben o gözlerden sana bakayim

Bana öyle bir sevgili ver ki

O gözler cennete acilan iki pencere olsun

Onunla oyle bir yolda yürüyelim ki

Kilavuzumuz sen olasin ey Rabbim

Oyle bir sevgili verki bana

Ona sarildigimda kainat bize baksin

Birbirine sarilsin

Sevgimiz kurtla kuzulari baristirsin

Bize bakip seytan Adem'e secde etsin

Günah sevap ugruna kendini feda etsin

Olüler birer birer uyansin sevgimizle

Bize öyle bir sevgili ver ki Rabbim!

Sevgimizde Muhammed sevilsin

Oyle sevelimki birbirimizi

Hz. Hatice göklerden bize seslensin

Ve desin ki; "Bak ya Muhammed

bak su sevgililere onlar bizde... bizde onlardayiz.

Bak Askimiz birkez daha yasaniyor yer yüzünde..

Allah Askimizi öyLe cok seviyorki

binlerce insana yasatiyor.. !!!


HAYDİ NAMAZA

Namaz kılıyor musun?

Lütfen burada yazdıklarımı sonuna kadar okuyun ve biraz düşünün...

Neden namaz kılmıyorsun???

namaz kılmamak için bir sebebin mi var yoksa?

ne olabilir ki namazdan önemli olan sebep???

dur ben tahmin edeyim:

namaz kılacak vaktin yok değil mi?

ama onların da yoktu...
Image Hosted by ImageShack.us

ya bedir savaşına ne demeli:

savaş hiç durulmuyordu aksine gittikçe kızgınlaşıyordu, bu arada ikindi vakti çıkmak üzereydi, ama kılacak zamanda yoktu karşında en az on katın düşma vardı.
kenara çekilipte namaza duramazdın, yada namazı kılmıyacaksın di mi ben ce en kolayı bu...
ya onlar ne yaptı Peygamberimiz 300 kişilik ordusun ikiye ayırdı yarısı geriye çekildi diğer yarısıdaha ileri atıldı ve daha bir kuvvetle savaştı,
ve geriye çekilenler Peygamberimizin imamlığında namazı kıldılar, bitince de digerleri ile yerdeğiştirip onlar savaşmaya başladı diğerleri geri çekilip yine Peygamberimizin imamlığında namazı eda ettiler...

sence onların zamanı varmıydı? ya da bunların...

Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us




ama o zaman bu yoktu değil mi?



Image Hosted by ImageShack.us



yada bu




Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us




eee tek sebebin bu mu yani? başkaları da yok mu?

hem vakit bulsan bile nerde kılacaksın ki namazı yer yok ki evde değilsin zaten başka yerde yok değil mi?

sence onların yeri var mı?



Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us



buda tutmadı başka yokmu bahanen?

yada yolculuk yapıyosundur değil mi, kılacak yer yok ki olsa kılardın...

peki onların var mı?



Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

buda olmadı galiba?

yada çok yoğunsundur, çok işin vardır hiç ayıracak vaktin yoktur değil mi?

onların da işi çok ama bi on dakika ayırabiliyorlar
Image Hosted by ImageShack.us

ama senin bir dakikan bile yok değil mi?

bir düşün bakalım bu kadar vakti ne için harcıyosun, dünyalık için değil mi?
iyi para kazanıyım, rahat yaşıyım, param pulum olsun hepsi bunun için mi?
bir daha düşün sen önce kim götürmüş bir bez parçasından başka bir şey, orada rahat etmek için kim biriktirebilmiş veya götürebilmiş kazandıklarını?
oraya gittiğinde ilk sorulacak soru ne biliyor musun?

yaa o zaman ne cevap vereceksin, vaktim yok diyemezsin, yer bulamadım diyemezsin, işim vardı diyemezsin değil mi?

belki şunu dersin: "bu kadar çabuk beklemiyordum ölümü yoksa kılacaktım ileride namazımı kaza namazıda kılacaktım"...ama senin yaşın genç daha yaşlanınca kılarsın değil mi hem o zaman bol bol vaktinde olacak,
ya yaşlanmazsan...

ya sen namaz kılmadan, senin namazını kılarlarsa...



Image Hosted by ImageShack.us

bunlar kadar gençmisin sen,ama bak onlar kılıyor neden?
Image Hosted by ImageShack.us

namaza yetişmek için koşan bir çocuğa Hz.Ömer "sen daha çocuksun bu kadar telaş etmene gerek yok sen daha küçüksün namaz sana farz değil"demişti,
ve çocuk demişti ki:"Amca, amca! Bu işin büyüğü küçüğü olur mu? Daha dün mahallemizde bir çocuk öldü. Üstelik benden de küçüktü. Ölüm denen gerçeğin büyük küçük ayırdığı yok. En iyisi her yaşta buna hazır olmalı. Hem bu yaşta Namaza alışmazsam, büyüyünce kılmak zor gelebilir."

sen hala gencim de...?



aaa olmadı hastasın değil mi onun için kılamıyorsun, özür dilerim...

ama iyileşmen için namaz kılman gerektiğini biliyor musun? öyle dememiş mi Peygamberimiz"namazda şifa var" kalk bir kıl bakalım namazın hastalığın kalıyor mu o zaman???

bak oda hasta üstelik kaç yaşına gelmiş...(HİÇ UNUTMAM DEDEM ÖLÜM DÖŞEGİNDE DAHİ KILIYORDU)


Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us


ama ayakta duramıyosun değil mi?
oturarak kıl, oturamıyosunda(yatalaksın)
kafanla kıl o zaman, yoksa tamamen felç mi geçirdin (şimdi yıttın galiba) zannetme ki yırttın o zaman da gözlerin kıl bak bu kadar kolaylık var, eminim başka bahanelerinde vardır...değil mi?

yaaa boş ver hem sen niye namaz kılacaksın önemli olan kalp değil mi? senin kalbin temiz kılsan ne olacak ki?

O Güzeller Güzelinin kalbi kapkara mıydı, pislik içinde miydi de, ayakalarının altı şişinceye kadar namaz kılardı?

eee gördün mü kalbin Efrendimizin kalbinden de mi temiz acaba???

değil, değil mi?

bu da olmadı var mı başka bahanen kalmadı mı yoksa uyduracak bir şeyler?

tamam hepsini kılamıyorsun bari bir iki vakiti kıl olmaz mı?

oda mı yok?

bahanelerini dinleme(me)k isterim veya dur bunlarıda ben tahmin ediyim...

sabah namazına uyanamıyorsun, sabahın köründe kim kalkacak ki uykunu mahvedeceksin değil mi?


ya böyle bir ilan görsen ne yapardın acaba?


Image Hosted by ImageShack.us

ama gitmezdin değil mi değmez onun için felan uykunu bozmana, sen mi gitmeyeceksin yalan bari söyleme ilk sen olmak için geceyi orda geçirirdin...

olmadı, gelelim öğleye, off öğle vakti o kadar telaşede namaza vakit mi ayırcaksınbir sürü işin gücün var yetişemiyorsun zaten, bir de namaz hiç olmaz bu kadar işin arasında namaz mı olur?


Image Hosted by ImageShack.us

ama yemeğini yemeden öğleyi geçirmiyorsun belkide zevkini çıkara çıkara 1 saatte yiyosun yemeği değil mi, yemek daha önemli değil mi???

ya ikindin ne olacak??

dur şimdi zaten yoruldun bütün gün işler hala bitmedi bu yorgunlukla namazını felan kılamazsın, ama dedim ya az önce bir daha diyeyim ne demiş Peygamberimiz"hasta mısın, yorgun musun, çaresiz misin,... o zaman namaz kılda geçsin bunların hepsi...

ya akşam namazı???

oooo sende yaaa daha eve gidilecek, yemek yenilecek, zaten akşam vaktide kısa yetişemiyorsun değil mi?

evine 10 dakika sonra girsen ne olacak kaçmıyor ya ev, ama vakit gidiyor bir daha bulabilecekmisin o vakti???

yatsı namazını hiç sormuyum değil mi?


o saatte namaz mı kılınır insanın uykusu geliyor uykulu uykulu namaz kılınmaz ki...

ama nedense başka zamanlar uykun gelmiyor, mesela bunlara bakarken hiç uykun gelmiyor değil mi?


Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us




eee bunlarda olmadı vakitlerin birinden bile sıyıramadın yakayı,var mı başka bahanen benim aklıma bu kadarı geliyor, seninde aklına gelmiyor değil mi? kalmadı çünkü başka bahane... aslında var ben sana söyleyim mi üstelik bu sefer kesin kurtulursun namaz kılmaktan(zaten kılmıyosunda) üstelik bir tane değil, ne mi dur söyleyim:

1 : ÖLÜ İSEN

2: DELİ İSEN

3: ÇOCUK İSEN

4: HAYVAN İSEN

5: KAFİR İSEN

ne dersin sıyırdın bu sefer ha?

ama yok, nasıl olur sen ölü veya deli değilsin, üstelik kocaman adamsın ve insansın, Allah korusun kafirde değilsin eee demek ki neymiş namazdan kurtulamazsın................


sana sesleniyorum ey insan boşver sen nefsini o zaten hiç namaz kılmak istemez ki sen dinleme onu bak yukarda birden sıraladı bahaneleri sonuç ne peki? koskoca bir hiç. yani gel namazını kıl uyma sen ona yoksa sende mi uyduracaksın bahane ama kalmadı ki bahane, niye mi namaz kılacaksın? dur onuda söyleyim:

sen müslümansın degil mi?(elhamdülillah) eee kanıtın ne nasıl ispatlarsın bana müslüman oldugunu, tabi ki namaz kılarak islam demek namaz demektir namaz dinin direğidir onun için...


bir de gözünü çevirde bak etrafına



Image Hosted by ImageShack.us



bu güzellikleri Yaratan övülmez mi, ona sana verdiği binlerce nimet için şükredilmez mi, tabi ki şükredilir bu da en güzel şekli olan namazla olur, hem sen namaz kılmakla Allah ’ı yüceltemezsin O zaten Yüceler Yücesi , sen ancak Rabbimin katında kendini yüceltirsin...

tamam sen boşver hepsini sen bunlara da mı acımıyorsun



Image Hosted by ImageShack.us


Yüce Allah buyurmuyor mu:

"namazdan sonra edilen dua reddolunmaz" diye, haydi onlar için başka bir yapmıyorsun(yapamıyorsun) madem en azından dua et...



hem bak doğada herşey ona secde ediyor sen daha ne duruyorsun

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us


şimdi gel ne dersin artık başlayalım mı namaza?
haydi mevlanaca namaz kılmaya var mısın??


onun gibi secde ede ede seccadeyi lime lime etmeye var mısın?

veysel karani gibi geceleri gündüzleri namazla geçirmeye var mısın?
öyle güzel bir namaz kılarmış ki mübarek bir geceyi sadece kıyamda, bir gece sadece ruküda, bir gece sadece secdede geçirirmiş...
Hz. Ali gibi, savaşta yediği okun acısından çıkaramıyorlar, ancak Hz. Ali namaza durunca çıkarıyorlar hem de kılı bile kıpırdamıyor, soranlara da "biz namaz kılarken can kuşumuzu salıveririz" demiş, var mısın böyle namaz kılmaya?,

Hz.Rabia gibi, gözlerinde yaş kalmayıncaya kadar namaz da ağlamaya var mısın?

ve O GÜZELLER GÜZELİ, namazı en güzel kılan O kimse onun gibi Kılamazdı, varmısın onun ümmeti olarak namaz kılmaya?

biliyorum sen onlar gibi namaz kılamazsın, onlar gibi olsan zaten bahane uydurmaz, namaz kılmak için kendine yollar arardın bu zamanda...nasıl mı namaz kılacaksın?

öyle bir namaz kılacaksın ki ezanı okuyan Bilal-i Habeşi olacak, namaz kıldığın yer Mescid-i Haram(KABE) olacak ve imamın Hz. Muhammet Mustafa olacak ve Hz. ebubekir, Hz. Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali ve sahabeyle birlikte namaza duracaksın....

öyle bir namaz kılacaksın ki, sırat köprüsünün üzerinde olacaksın aşağısı cehennem ve karşında YÜCELER YüCESİ Allah TEALA ve meleklerle saf tutarak...

öyle bir namaz kılacaksın ki mevlana’ca:

Image Hosted by ImageShack.us

Namaza tekbirle girmek,"İlahi,biz Senin huzurunda kurban olduk !" demektir. Tekbir getirerek kurban kesildi ğibi, tekbirle namaza başlamak da, "Allah ’ım canımız Sana feda olsun!" anlamındadır.

Namazda kıyama durmak, Allah ’ın huzurunda kıyametteki muhasebeyi hatırlatır. Kul, biraz sonraki hakkıyla yerine getiremediği kullundan ve işledği günahlardan dolayı, utancından ayakta durmaya dermanı kalmaz, rükuya eğilir.

Başı rükuda iken"Hakk’ın suallerine cevap ver" diye İlahi ferman gelir. Kul, rükudan başını mahcup olarak kaldırır. Ayakta duramaz, yüzüstü secdeye kapanır.

Tekrar ona,"Secdeden başını kaldır! Yapmış olduklarından haber ver" diye ferman gelir. O, yine mahcup bir halde başını kaldırsa da, tekrar yüz üstü kapanır.

Image Hosted by ImageShack.us


Aslında sen namazı Kabe de kılıyorsun biliyor musun? evet sen o safın içindesin aslında, ilk saf Kabe’nin etrafını çeviren ilk halkadır ve sende gittikçe büyüyen bu halkanın içindesin bu safın içindesin sen namazı orda kılıyorsun sadece biraz arka saflardasın o kadar, inşAllah ön saflarda da kılmak nasip olur...
var mısın böyle namaz kılmaya?
hadi ey kalbim durma artık tövbe et ve Yaradanına en güzel hamdını sun, temizle kalbini pislikten, dünyalıktan ve kula yakışır bir şeklide MEVLA’ya yaklaş...
hadi be ruhum hadi be kalbim uymayın siz o nefsime o hep konuşur ve sizi kötüye götürür, siz ondan güçlüsünüz, siz ona hükmedersiniz hadi kırın onun gücünü
biliyorum yapacaksın sen bunu hadi o zaman bak Bilal-i Habeşi ezanı okumaya başladı
haydi şimdi namaz zamanı, haydi şimdi kurtuluş zamanı...











..............................

yorumlar (17)

Toplam 17 yorum, 10 tane gösteriliyor, hepsini göster >>.

doktor | 26 Nisan 2008 20:54 | şikayet

selam kardeşim aşk duası çok tesirliymiş gerçekten


doktor | 14 Nisan 2008 12:39 | şikayet

selam kardeşim nasılsın iyimisin ?


doktor | 13 Mart 2008 13:21 | şikayet

sayın hocam yine döktürmüşsünüz siteniz çok hoş olmuş eline emeğine sağlık başarının devamını dilerim


youstopmeemo | 25 Şubat 2008 20:17 | şikayet

SEVGİLİ ALANTURKA ÜYELERİ ŞUAN IRAKTA ÇATIŞMAKTA BULUNAN BİNLERCE ABİMİZ KARDEŞİMİZ VE BELKİDE SEVDİKLERİMİZ VAR VE BİZ ŞİMDİ RAHAT YATAĞIMIZDA HUZUR İÇİNDE YATIYOSAK ONLAR KARIN İÇİNDE YATIYOLAR BİZ BU ÜLKEYİ ONLARA EMANET ETTİK BÜTÜN ASKER AİLELERİNE YAKINLARINA VE ŞEHİT YAKINLARARINA SABIR DİLEKLERİMİ LETİRİM ALLAH HEPSİNİZ YARDIMCISI OLSUN AMAÇ VATANSA GERİSİ TEFFERRUADTIR NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ


erkansturk | 28 Ocak 2008 16:04 | şikayet

selam nasılsın arkadaşım umarım iyisindir sayfan çok güzel tebrik ederim emeğine sağlık diyeyim:))))


kacak | 27 Ocak 2008 13:05 | şikayet

merhaba kardeşim çok güzel bir sayfa hazırlamışsın emeğine sağlık yüreğine sağlık Allah'ım yolundan ayırmasın kabul edersen sayfana layık değil ama bu çiçeği eklemek istedim uygun görürsen tabi çalışmalarının devamını diliyorum Allah'a emanet ol.
 Cool Graphics at RevolutionMySpace.comMySpace Layouts & MySpace Graphics


youstopmeemo | 27 Ocak 2008 12:36 | şikayet

ABLA SENİ TEBRİK ETMEK İSTİYORUM BÖYLE Bİ SİTE YAPTIĞIN İÇİN ELLERİNE VE EMEĞİNE SAĞLIK BELKİ İÇİMİZDE VE ÜLKEMİZDE GİTTİKÇE UNUTTUĞUMUZ BU GERÇEĞİ SEN VE SENİN GİBİ İNSANLAR SAYESİNDE TEKRAR GERİ KAZANIRIZ


hkn | 27 Ocak 2008 11:15 | şikayet

günaydın nasılsınız.


hkn | 26 Ocak 2008 19:29 | şikayet

slm nasılsınız siteniz çok güzel olmuş elinize ve emeğinize sağlık


shooch | 25 Ocak 2008 23:41 | şikayet


tıklarsan sevinirim...


yorum eklemek ister misiniz?
Yorum ekleyebilmek için üye olmalısınız, üyeyseniz giriş yapmalısınız.

ark siteler:  nedir ne demek,  türkçe dil araçları

biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 29.2.219