***KıRıK KaLpLeR kLüBüNe HoŞ gElDiNiZ***

blogum

Unutulmaz spiker bombaları !:):)

Futbol bir şovsa bu şovun içinde izleyiciye o anı unutulmaz kılınmasını sağlayan spikerler de bu şovun görünmeye kahramanlarıdır.

90 dakika boyunca futbolcular dursa, taraftar sussa onlar susmaz onları kimse susturamaz.

Müsabakayı televizyondan ya da radyodan takip eden taraftarlara yaşananları en sıcak şeklde anlatmak isteyen spikerlerde bazen maçın heyecanına kapılıp ilginç ifadeler kullanıyor.

O anları yeniden yaşamak ve yüzünüzde birkaç dakikalığına da tebessümler sağlaması için Türk spikerlerin unutulmaz sözlerini sizin için derledik.


İngiltere-Türkiye / Abidin Aydogdu
Yenilen 8. gol sonrasi: -Vay anasini sayin seyirciler, bir gol daha yedik!

Bir Beşiktaş maçı / Ümit Aktan
Amokachi malvarligini içine soktu. (Amokachi altın zincirini formasının içine sokuyor.)

Galatasaray-Real Madrid / Ümit Aktan:
-Mac 2-0'dan 3-2'ye döndükten sonra Hagi yine yokluyor kaleyi. Ümit, Hasan ve Jardel'den sonra Casillas'a bir ampul de ben takacağim diyor.

İlker Yasin:
Sevgili seyirciler, Bursaspor'un 5 maçta 2 mağlubiyet ve 3 yenilgisi bulunuyor.

Galatasaray-Monaco / Orhan Ayhan:
- Prekazi geliyooooor vuruyoooooor ohhhhhaa be Prekazi bu ne beee!

Ercan Taner:
-Sert bir şut ama orda bir eldiven, eldivenin içinde bir el, o el kimin eli mondragoonunnn eliiiii

Galatasaray-Vllaznia / İlker Yasin:
-Ah Arif... Orda döndün mü vuracaksın taaak... Ümit Karan, boyu 1.81 olmasına rağmen taymingi iyi, iyi vuruşuyor toplarla...

Besiktaş-Fenerbahçe / Can Bartu:
-Walsh ikinci yarı çok etkisiz, kendisini oyunda hiç göremiyorum...
(Walsh devre arasında oyundan çıkmıştır)

Danimarka-Fransa / Abidin Aydogdu:
-Evet Zidan'dan fantastik hareketler...(Zidane koşarken topa basıp düşmüştür)

Ukrayna-Türkiye / Ümit Aktan:
-Evet sayın seyirciler hakem Ukraynalı oyuncuyu maçtan sonra evlat edinecekmiş gibi davranıyor.

Galatasaray-Juventus / Ümit Aktan:
-Yapma be Nielsen yapma! Sen hakemsen bende boğaz köprüsünü yapan mühendisim!!" Yürü bee...

Ukrayna-Türkiye / Ümit Aktan:
Ukrayna oyuncu değiştiriyor. Husin girdi oyuna. Top onda..Karşısında Hüseyin var. Bizimkisi daha Hüseyin tabi."

Fenerbahçe-Bursaspor / Ümit Aktan:
- O topu gol yapmak için hiçbir şey yapmaya gerek yok. Orada ağaç olsa, gelip top çarpsa gol olur.
- Dedeler yarışında derece alamamış bir dede bile tekerlekli sandalyeyle o golü atardı

İngiltere-Türkiye / Levent Özçelik:
- Evet sayınseyirciler, dakika 81 ve ingilizler 1-0 önde (biraz bekler) yine öndeler..

Rangers-Fenerbahçe / Ziya Şengül:
-Bu... Bu... Bu gol katliami başka bir şey değil...

Ercan Taner :
Hakan vurursa gol olur, vuruyoooor, aut

14 gün önce | yorum ekleyin

sanal aşk

buz gibi ekranda,sıçak bir merhabaydın sen.en gercekten daha gerçektin,rotasını klavyeye dokunan,parmaklarımızın,çizdiği yolculukta aynı durakta karşılaştık biz. en gülümseyecek şeylere bile gülmedikmi çocuklar gibi bir masalın içindekahkahlarla haytaa tüm günün ciddiğilini fırlatıp bir kenera.ve sonra reel olup kaybolmadık mı

16 Şubat 2008 22:35 | 1 yorum

AŞKIN ÇILGIN VE KÖR YANI

Uzun zaman önce dünya yaratılmadan insanlar dünyaya ayak basmadan
Önce iyi huylar ve kötü huylar uyun oynamak istemiş saflık neden
Saklambaç oynamıyoruz demiş ve bütün huylar kabul etmiş çılgınlık ben
Ebe olurum demiş bütün içtenlikle başlamış saymaya yalan bir taşın arkasına
Saklanacağım demiş ama göle girmiş sevgi bulutların arasında kalmış tutku
Dünyanın merkezine girmiş ve çılgınlık 94 95 derken aşk saklanacak bir yer
Bulamayınca hemen güllerin ardına saklanmış çılgınlık herkezi bulmuş ama
Aşk ortalıkta yokmuş derken hasret o güllerin arkasında demiş hemen çılgınlık
İki çatallı ucu sivri bir çubuğu güller arasına daldırmış o anda aşkı bulmuş
Aşk iki eliyle gözlerini kapamış ama kan geliyormuş meğerse çubuk aşkın gözüne girmiş
Ve aşkı kör etmiş çılgınlık pişmanlık duyarken sevgi şöyle demiş gözlerimi
Geri getiremesin ama klavuzum olabilirsin işte o günden beri aşkın gözü
Kördür ve her zaman çılgınlık yanındadır

14 Şubat 2008 20:09 | yorum ekleyin

İHANET

YİNE İHANET ETTİM ÇOCUK YÜREĞİME...

YİNE BİR HÂYÂLE İNANDIM...

YİNE KANDIM...

YİNE YANDIM...

VE ARDINDAN;

YİNE;YENİ BİR YALANLA SARDIM YÂREMİ...

DÜŞ BİTİYORDU...

ESİR ALMADAN BENİ,

EN SEVDİĞİM RENK"HÜZÜN"

YENİ BİR MASAL YAZDIM...

 

AY GECEYE DOĞARKEN FERMAN BEKLEMEZ

OLACAĞINA VARIR;HERŞEY...

YANGINLAR İSE,

SÖNMEK İÇİN BİR DAMLA YAĞMURLA YETİNMEZ...

KORLAR KÜL OLUR,

SAVRULUR RÜZGARDA...

MASAL BU YA;

ANKA KUŞU DOĞSUN KÜLLERİNDEN...

MASAL BU YA

ONLAR ERSİN MURADINA...

13 Şubat 2008 19:58 | yorum ekleyin

YOKLUĞUN BUZ GİBİ SOĞUK ...!

Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme" diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim" deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum...

Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim…

Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik... Yokluğun buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki. Gözlerimde...
Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...

Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere şimdi...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok…
Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz…

Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü... Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya...

Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya... Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla...
Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak...

Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim ol, ayağım ol, canım ol... Gecem - gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde yeniden yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi ...

Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler ... Sonra ölüm gelsin...
Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi.

03 Şubat 2008 13:40 | yorum ekleyin

seni...........

Sevgini kalbimde hissetmek,gozlerine dalmak istiyorum...
Oradan hic cikmamak ve kalbine akmak istiyorum...
Hic bir soru sormadan ciglikllar icinde uyanip ismini haykirmak istiyorum...
Kalabalik sehirlerde senle kaybolmak,seninle cok uzaklara gitmek istiyorum...
Icimdeki boslugu seninle doldurmak kendimi tamamlamak istiyorum...
Hayattan bikmis bir haldeyken yuzunu gorerek kendime gelmek istiyorum...
Ruhum bedenimden ayrildiginda bas ucumda ellerimden tutarak dua etmeni istiyorum...
Gecenin kor karanliginda cimenler uzerinde uzanip yildizlari seyretmek ve bir yildiz kaydiginda o dakikanin bitmemesini dilemek istiyorum...
Hayalini degil seni opmek,sana dokunmak,saclarini oksamak,sana sarilmak ve yanmak istiyorum...
Gozlerinden akacak bir damla yas olmak ve beni kaybetmemen icin asla aglatmaman,her an gulmeni istiyorum...
Gozlerindeki gizliligi bir tek ben bulmak ve onu hep saklamak istiyorum...
Agzindan cikacak tek bir soz olmak ve dudaklarindan su misali dokulmek istiyorum...


Omrumun en guzel gunlerini seninle yasamak seninle olmek istiyorum...
Son nefesimde o guzel ismini vermek ve mahsere kadar askin oldumu omuzlarimda tasimak istiyorum...
Simdi bir dusun bukadar zorken sevmek ben gerekirse yuregimi ellerine birakmak cesaretinde bulunuyorum...
Sensiz bir hayat dusunemiyorum...
Oyle bir hayatta yasamakta istemiyorum...
Gunes olup gunlerini aydinlatmak,
Ay olup karanlikta bir umut isigi gibi pencerenin onunde gozlerinde parlamak istiyorum...
Aslinda bir sey daha istiyorum........?

03 Şubat 2008 13:37 | yorum ekleyin

korkuyorum....

Korkuyorum!
Neden bilmiyorum.
Bilmediğim bir şeyin yaklaşmasından
Ya da en iyi bildiğim şeyin uzaklaşmasından,
Çekilen her bakıştan
Ya da gizemli her yakınlaşmadan
Korkuyorum!
Duyarsız bir gecenin başında,
Bütün solan arzuların sonunda
Ya da hiç görmediğim karanlıkta.
Üşüyorum,
Soğuyan gözlerinin altında,
Bilmeden kayıp giden
İstemeden söylenen her kelimeden.
Belki kendimden korkuyorum.
Bilmeden ve duymadan kendi sesimi,
Hissetmeden yarını ve düşünmeden sabahı.
Ve korkuyorum,
Bilmediğim sonlarda kayıp gitmekten,
Anlamadan bilmekten ve
Çaresizliğe tapmaktan ya da
Soyunup rüzgara teslim etmekten ruhumu.
Korkuyorum,
Sıkılmaktan ve sıkmaktan,
Hissetmekten yalnızlığı ve sonunda alışmaktan.
Ve biliyorum,
Ben korktukça yaşıyorum.

29 Ocak 2008 20:07 | yorum ekleyin

özlemmm....''git başımdannn...!''

..uzaklıklar sevgileri azaltmıyor tam aksine özlemlere özlem katıyor..nelerini özlediğime gelince  en çok beni gün içinde arayıp “nasılsın” “yemeğini yedin mi” “beni ne kadar  çok seviyorsun bakayım” demeni özledim..öyle özlem ki gökten yağmur değil günlerce özlem yağdı..bir an acaba dedim alışabilir miyim  onsuzluğa. O anda beynim  zonkladı adeta..kalbim yerinden çıkacak gibi oldu..nefesim daraldı..demek ki nasıl can beden de hayat buluyorsa bende sende var oluyorum..her ne kadar özlemlerin ağrı dağı kadar yüksek, asi nehri kadar hırçın olsa da  ben  böylesi acı çekmeye gönüllüyüm..sana çok uzak olmayan mekanlardan sesleniyorum biliyorsun..aramızdaki yol o kadar yakın ki..yakın olduğu kadarda imkansızsın biliyorsun..ve ben senin bu “imkansızlığını” ekmeğime sarıp acı niyetine yiyorum..hani  “acı iştah açar” derler..doğrumu yanlış mı bilmiyorum ama daha önce  de söylemiştim sana  “bana senden gelen her şey düğün bayram ”çok şey var yazılacak söylenecek..ne kadar dolu olduğumu sen bendende iyi biliyorsun..  imkansızın tüm imkansızlıklar içinde imkansızını özlüyor unutma lütfen..seni çok seviyorum..

29 Ocak 2008 20:02 | yorum ekleyin

olmuyooo işte:(

Bugün sabahlara dek hiç uyumadan

Aralıksız haykırmak hatta şiir yazmak istiyorum

Dönüp ardıma bakmadan koşmak

İdamlara gelip ölmek anlıyormusun

Ölmek istiyorum
 
Ama olmuyor işte

Çünkü hasretin war içimde..
 
Bugün kendimi dağlara atmak

Doyasıya kuşlarla konuşmak istiyorum

Koşmak..koşmak..yine koşmak

Kartalların kanadına dokunmak

Ceylanların indiği dereden su içmek

Hatta bir mekanizma sesiyle

Kurşunlara gelmek istiyorum..
  
Ama olmuyor işte

Çünkü hasretin war içimde
 
Dağdan owaya inip

Buğdaylara koşmak istiyorum

Dallarda asılı civan lar değil

Deste deste gül görmek istiyorum

Yumruğumu sıkıp sesimi yükseltmek

Yaylım ateşlerinde kuşatmalar içinde

Can çekişmek istiyorum..
 
Ama olmuyor işte

Çünkü hasretin  var içimde

29 Ocak 2008 20:00 | yorum ekleyin

ecelim olsan ne olur???

ECELİM OLSAN NE OLUR
 
Eğer hayatımda ilk defa sana yeniliyorsam

Konuşurken boğazımda kelimeler düğümleniyorsa

Sana kötü laf edemiyorsa dilim

Kendi onurumu kendim ayaklar altına aldığımdandır
  
Farzet ceylan gözlerine hastayım

Farzet gideceğini anladım ben  gidiyorum

Farzet seni tanımadım sewmedim hiç
 
Bana cehennemi dünyada yaşattın ya

Artık sonum olsan ne olur ecel olsan ne olur..

29 Ocak 2008 19:59 | yorum ekleyin


< Geri     1 2 3     İleri >

son yorum alan yazılarım

reklamlar

blog etiketlerim

-

ark siteler:  nedir ne demek,  türkçe dil araçları

biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 12.0.977