İKİ YÜZ YETMİŞ BEŞ MİLLETVEKİLİ İŞ ARIYORMUŞ,21 Ağustos 2007 18:40 şikayet | etiketleri: makale
DENGE 25.06. 2007 xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /> Suat TUTAK – SÖKE Önceki gün genel gazetelerin birinde okudum. 22 Temmuz 2007 ERKEN SEÇİMLERİ nedeniyle Milletvekillikleri sona eren, hiçbir siyasi partiden de, YENİDEN Milletvekili adayı olamayan 275 Milletvekili, işsiz ve ortada kalmış.. Kendilerine iş arıyorlarmış. Vatandaş olarak durumları gerçekten zor.. Amma, onlar değiller miydi, ülkemizin açlık sınırında ve açlık sınırı altında olan yaklaşık %20-25 oranındaki halkımıza, o garip insan nüfusumuza kayıtsız kalan? TV haberlerinde, genel gazetelerde boy boy resimlerle, sütun sütun yazılı haberlerle dile getirilen o yoksul insanlar, çöp bidonlarından yiyecek toplarken gösterilip, haberleri yapılırken, işin acı tarafı bu kötü haberler, fotoğraflarla dünya basınında, TV. lerinde boy boy resimlerle yer alıp, ulusumuzun kötü propagandası yine ulusumuzun basını tarafından, dünya alemlere gösterilip, kötü reklamımız yapılırken, parmağını oynatmayan, kılı bile kıpırdamayan, yüreği yanmıyormuş gibi kayıtsız ve sessiz kalan, mecliste bir yasa taslağı önerisi getirmeyen, kulaklarını tıkayıp, gözlerini de yuman, onlar değiller miydi? Sözüm ona, Flaş haberler, süper acıklı görüntülerle Türk Halkı’nın duygularını sömürmeye çalışıyorlar.. Halkı, kendilerine karşı acındırmak istiyorlar… Sanki tüm olanların sorumlusu halkmış gibi..Yalnışsınız beyler. Onu, milletvekili iken düşünecektiniz. Seçilip, yemin ettiğiniz gün; bir gün bu görevin de sona ereceğini düşünecektiniz.. Bilincinde olacaktınız. Her başlangıç, bir gün son bulacaktır.. Hayatın er yada geç sona erişi gibi… Her doğanın bir süre sonra taktir edilen ömür bitince, ölüşü gibi. Ama sizler, bugünlerin geleceğini, yetki ve unvanlarınızın elinizden alınacağını , makamları bırakacağınızı düşünmediniz.. Ekonomik yönden açlık sınırının altında olup inleyen, her an kanlı gözyaşı döküp ah eden Türk insanını, Türk halkını düşünmediniz. Bu milletin kendisi aç kalarak, sizlere ödediği Milyarları, harcırahları, ödenekleri güle eğlene harcadınız.. Geceleri yatağına aç giren insanları, çöpten topladıkları yiyecekleri yiyerek yatan, o yoksul, yalın ayak, başı kabak, sırtı çıplak, yarı hasta, yarı aç çocukları hiç düşünmediniz.. Gözünüzün önüne getirmediniz. Milletimizin bize has gururundan, sır vermeyen, yaşadığı ve yaşatıldığı sıkıntılarını yok saydınız. O da yetmedi . Ayda aldığınız milyarlar yetmedi. “ Geçinemiyoruz…” diye, bağıra bağıra zam istediniz. 500 Ytl.nin altındaki asgari ücretle çalışan milyarlarca insanın 300 küsur Ytl. Maaşla nasıl geçindiğini, geçinip, geçinemediğini araştırdınız, ne sordunuz, ne bir formül bulup araştırmadınız. Banka kuyruklarında beklerken ölen, memleketimizin bir gerçeği olarak göz önünde tutmamız gereken emeklilere %5-6 zamla nasıl geçineceğini , geçinebildiğini sormadınız.. Fakat; sizin maaşlarınıza zam yapılma konusu gündeme gelince, en kısa sürede, yasal düzenlemeyi , birliği sağlayıp, kendi rahatınızı düşündünüz. Hasta hanelerde parası olmadığı için ölen yada hastane masraflarını ödeyecek parası olmadığı için rehin kalan çocuklar, hastaları söylemiyorum. İsterseniz, dahası da var… Onları da sayabilirim. Bunlar; hep Türk Ulusu’nun çektiği ortak çileler. Ve hepsi de, hepimizin malumu.. Kimse inkar edemez… Neymiş efendim 275 milletvekili işsiz kalmış… Vah, vahhh!. Acaba milletçe aramızda para toplayıp, kendilerine yardımda mı bulunsak!? Yada milletçe kendilerine bir iş kurup imece usulüyle, iş ve aş yardımında mı bulunsak? Yüce Türk Milleti, bunu da başarabilir.. Yanlış anlaşılmasın!.. Kurtuluş Savaşı gibi her şeyini yitirmiş olarak çıktığı bir savaştan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti gibi yeni bir devlet kuran8 bu yüce milletin, her şeyi başarmaya gücü yeter. Bunu, hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayınız. Ancak; bu milletin başına geçip, bu gücünü gösterecek, Atatürk gibi liderlere ihtiyaç vardır. Milleti kendi haline bıraksalar onu da bulup, içinden seçip, başına lider olarak getirir.. Ama siyasetin gözü kör olsun. Siyasetin içine sokulan Bizans oyunlarının gözü kör olsun.. Türk Milleti gerçek ve sayısal iradesini sandığa ve icra edecek güce yansıtamıyor. Hakkaniyetten vazgeçilmese, Adil uygulama yapılabilse, gerçek yönetim şekli, en güzel yönetim çoğulcu demokrasi hedeflerinden ve icraatından saptırılmasa, bu pürüzlerin hiçbiri, sıkıntıların hiçbiri kalmayacak amma… Ahhh, şu ( amma ) ları bir aşabilsek.. Bakın, görün siz o zaman ki Demokrasiyi… İşte o zaman ufuktaki karanlıklar temelli silinip, kaybolacak… O gün gelirse, Türkiye gerçekten aydınlanacak. Kendini de uygar uluslar seviyesinde bulacaktır.. İnşallah, inanıyorum ki, bu sefer, bu aydınlığa çıkmamız mümkün olacaktır. Hele; şu referandum bir gerçekleşse, birkaç Cumhurbaşkanı adayı seçme hakkını Türk Milletine bir verseler. Ne kadar güzel olacak biliyor musunuz? Belki o sayede, bir çok siyasi sorun, yarı yarıya çözülmüş olacaktır. Hele hele; bir de bu millete yalnızca hizmet için aday olan, milletvekillerinin sayısal çoğunluğu T.B.M.M. ne gönderilip güçlü, dirençli , bilinçli yalnızca yurdu ve ulusu için icraya kararlı bir hükümet göreve getirilebilse… Biliyor musunuz? O zaman, masallarda olduğu gibi kırk gün, kırk gece düğün yapılsa hakkıdır, diyesim geliyor… “ Bakalım Mevlâ’m neyler … Neylerse, güzel eyler. İnşallah, sonunu hayır eyler, Şimdi, aklı kullanma zamanı beyler “
yorumlarToplam 2 yorum yildizkocsim | 05 Ekim 2007 16:17 | şikayet Vah vah çok üzüldüm,darısı elini bile oynatmadan o koltuğu işgaledenlerin başına yorum eklemek ister misiniz?Yorum ekleyebilmek için üye olmalısınız, üyeyseniz giriş yapmalısınız. |
reklamlarSon yorum alanlarblog etiketlerim
-
Son eklenenler |
ark siteler: nedir ne demek, türkçe dil araçları, Tasda
biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 11.0.594