HAKKI OLAN YERE GELEMEYEN SÖKE

21 Ağustos 2007 18:43 şikayet | etiketleri: makale

DENGE                                                                                                                                                                                                                           xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

 

  

Ne demektir; hakkı olan yere gelememek? Yüzyılı aşan bir zamandır belediyelik ve ilçe kategorisinde yer alan Söke; hâla bir kent olmamışsa, bunun birden fazla sebebi var, demektir. Aslında en büyük engel; yıllar yılı bu olumsuz etkenler bilindiği, tartışıldığı, defalarca sözüm ona masaya yatırılıp, bozulmuş uzuvlarına neşter vurulmak üzere gündeme getirildiği halde, tüm çabaların yalnızca havada kalmasıdır. Sözün özü, bu engelleri gerçekten çözmek istemeyen kişilerin elinde, ölü doğumla dünyaya gelmiş çocuk olarak, ortada bırakılması acı vericidir. Ümit ederiz ki; bugünden sonra bu olumsuz etkenlerin acısını yüreğinde hissedenler, sorunlara vakıf olarak olaya el uzatırlar da, bekleme süreci sona erer ve Söke, hak ettiği yere en kısa zamanda ulaştırılır.

Bu olumsuz etkenleri maddeler halinde sıralayacak olursak, çözümde daha yardımcı olurlar.

a)- Söke’nin iklimi ve yerleşim yeri özelliği,

b)- Söke’nin çevresinde yer alan tarihi ören yerlerinin çok oluşu, bundan azami ölçüde yararlanamamak,

c)- Söke’nin politik yapısı, gelmiş geçmiş siyasilerinin Söke için, yeterince varlık gösterememeleri, sorunlarına radikal ağırlık vermemeleri,

d)- İdari kadrolara gelip geçen yöneticilerin yalnızca, geçici çözümlerle zaman geçirip, toplum, politik ve hiyerarşik sistem içinde sorunlara önem ve ağırlık vermemeleri.. Söke’yi siyasi kariyerleri için yalnızca bir sıçrama tahtası olarak görmeleri. Öyle yada böyle görev sürelerini doldurup Söke’den ayrılmaları,

e)- Söke’mizin çevresinde çok yakınında bulunan ören yerleri, sahil kentleri, Söke’den yararlanıp Söke’nin gelişmesine engel olmaları, Söke’den onlara yapılan turizmle ilgili yatırımların Söke’yi gölgede ve geride bırakması, Sökeli’nin de yalnızca tarıma yönelip sorunlarımıza başka çıkış ve çözüm kapıları aranmaması,

f)- Söke’nin turistik, sahil kentleri ve ören yerlerinin merkezinde olması, ancak onların ekonomik girdilerinden yararlanamayıp, sadece bir geçiş yeri, dağıtım merkezi olarak kabul edilmesi,

g)- Söke Türkiye genelinde; Edebiyat, kültür, sanat alanında önemli sayılabilecek bir potansiyele, sanatçıya sahip olduğu halde, bu alanda yeterince ilgi ve destek görmediği, umursanmadığı üzülerek görülmektedir. Bu konuda daha duyarlı olmaya ihtiyaç vardır. Diline, edebiyatına, kültürüne, sanatına sahip olmayan toplum bir gün, tarihten silinmeye mahkumdur.

h)- Söke’nin bir başka sorunu da; çok fazla göç alan bir kent olmasıdır. Son yıllarda bu durum gözle hissedilir hale gelmiştir. Ekonomisi her gün daralan bir kentin sürekli göç alması, bu kentin eğitimini de engellemekte, her yönden sorunları fazlalaşır hale getirmektedir. Sayılı, sınırlı olan eğitim binası, araç, gereç ve kentteki eğitimci, öğretmen sayısını da olumsuz etkilemektedir. Uygarlık düzeyinde bir eğitim verilememektedir.

ı)- Kentte giderek gecekondulaşmayı çoğaltıp, kültür çatışmasına neden olacak bir kozmopolitik karışım medyana getirmiş, bu durum hep yok sayılıp, yeterli iyileştirme, eğitim ve sosyal uyumluluk tedbirleri alınmamış, göç akınının durdurulması yolunda çareler bulunmamıştır.

i)- Kentte; tarım girdileri haricinde, ekonomiyi geliştirip, iyileştirecek çözümler, alternatifler aranmamış, duyarsız ve ilgisiz kalınmıştır. Bu da kentin gelişmesine engellerden birini teşkil etmiştir. Yatırım yapılırken Söke ilçesi hiç düşünülmemiş, Söke’de kazanılıp daha büyük rantlar için bu yatırım sermayeleri her zaman Söke dışındaki kentlere harcanmıştır. En önemlisi, Söke’nin oylarıyla göreve seçilen siyasiler, Söke için yeterince çalışmamışlardır.

k)- Yukarıdaki; bir oturuşta yazılabilen bu olumsuz etkenler, açılıp genişletilerek yazılmaya kalkılsa, birkaç ciltlik bir kitap serisini oluşturur.. Ancak; sorunların başlangıcını oluşturan bu maddelerle şimdilik yetineceğiz. Zaman içinde gelişmeleri izleyelim… Daha sonra, o gelişmeleri hep birlikte ayrıca değerlendirebiliriz. Sevgi ve saygılar.

 

 

27. 07.2005 / SÖKE

SUAT TUTAK

 

yorumlar

Toplam 3 yorum


altinay | 10 Ekim 2007 19:48 | şikayet

Saut bey çok geçmiş olsun, sizi gayet iyi anlıyorum neyse atlatmışsınız bundan sonrası da iyi olmasını diliyorum. Baba olmak başka birşey, lütfen üzülmeyin, bende evin bir kızıyım benimde üstüme çok titrerler. Hatta sormayın bugün zehirlendim ve çok kötü hastayım.


suattutak | 10 Ekim 2007 13:53 | şikayet

altinay, değerli arkadaşım ve dostum.Yazıma yorum yazman beni sevindirdi. Mutlu etti.Bu sıralar biraz dost moraline ihtiyacım var. Kızım üç gün önce, tam bayram üstü ameliyat oldu.Şükür iyi geçti. İyileşiyor.Ama o benim tek kızım.Gözümün nuru,yaşam güneşim, çaresiz kalıp ameliyat sonucunu beklemek, hastane köşelerinde serseri mayın gibi dolaşıp, geçmeyen zamanı doldurmak ne kadar zor. Onun için çok sıkıntılı üç gün geçirdim.Moralim henüz düzelmedi. Gizli gizli gözyaşı dökerken, omzuna başımı dayayıp rahatlayacak kadar ağlayacak bir dot aradım.Neyse, o da geçti. Sanırım, seni de üzdüm. affet..Hoşça kal. Selamlar.


altinay | 27 Ağustos 2007 16:24 | şikayet

SUAT BEY BENDE SİZE KATILIYORUM, BENİM PATRONUM DA SÖKELİ BELKİDE TANIYORSUNUZDUR. SÖKENİN ESKİLERİNDEN

BENDE SÖKE'YE İLK GİTTİĞİMDE HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM. HALBUKİSİ HERŞEY YANINDA BÜTÜN OLANAKLARI VAR, GÜZELLİKLERİ VAR BUNA RAĞMEN GELİŞEMEMESİ HAYRET VERİCİ

YUKAIDAKİ YAZDIKLARINIZ SÖKENİN NİYE GELİŞEMDİĞİNİN GÖSTERGESİ

SADECE GEÇİŞ YERİ OLARAK KALMIŞ. BİRDE ORTADA AKAN ÇAY BEN GİTTİĞİMDE KURUMUŞTU. ESKİLER O ÇAYIN GÜRÜL GÜRÜL AKTIĞINI SÖYLERLER


yorum eklemek ister misiniz?
Yorum ekleyebilmek için üye olmalısınız, üyeyseniz giriş yapmalısınız.

reklamlar

blog etiketlerim

-

desteklediklerimiz: nedir ne demek,  büyük türkçe dizin,  tasda

biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 11.0.156