blog

....

(...)

aşkım da değişebilir gerçeklerim de

pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı

yan gelmişim diz boyu sulara

hepinize iyi niyetle gülümsüyorum

hiçbirinizle dövüşemem

siz ne derseniz deyiniz

benim bir gizli bildiğim var

(...)

Turgut Uyar

15 Temmuz 2007 14:09 | yorum ekleyin

Yalnızlık(Sagopa Kajmer'in 24 adlı şarkısının bitiş bölümü)

Yalnızlık
Ömrüm boyunca tanımadığım bir yabancıydı
Onunla şimdilerde beraber uyanıyoruz
Her yeni güne iki yalnız şarkılar yazıyoruz
Yorgunuz,
Çok yorgunuz
                     Çok yorgunuz
                                         ÇOK YORGUNUZ....

08 Temmuz 2007 15:50 | yorum ekleyin

SESSİZLİK-2


Adımlarını takip ederek ulaşabilir miyim
Gitmek istediğim o ülkeye
Bulutlar kadar beyazken ellerim ve kalbim
Kararırlar mı bir an görmesem çocuk yüzünü
Bir kalp atışı uzağımda olmasan da
Ellerimi uzattığımda dokunabilir miyim sana?
Sesizlik varken sadece
Uzayıp giden saatlerce
Kelimelerini benim için kullanabilir misin?
Seni üzmezse...

22 Haziran 2007 22:50 | yorum ekleyin

Belki Bir Gün

Gömülü kalsın sözcüklerim, bırakıyorum

Kalbimin en derinine

Sesimden korkmadığımda

Senden korkmadığımda

Çırılçıplak kalmaya cesaret edebildiğim bir günde

Çıkaracağım onları tekrar gün ışığına

Yeniden

Belki korktuğum sen için

Belki hep özlediğim, beklediğim ben için...

 

 

 

22 Haziran 2007 22:38 | yorum ekleyin

SESSİZLİK


Bugün günlerden sessizlik
Bir şarkı tutturdum doğan güne
Akşamdan kalma kafamla
Bozdum işte sessizliği
Kuşlar cıvıldaşıyor artık
Hiç duyulmamış bir dilde

22 Haziran 2007 22:36 | yorum ekleyin

UYKU

Sallanıyor yer
Sallanıyor uykumun tatlı beşiği
Düşlerim burada özgür
Bak uçuşuyorlar gözümün önünde
Seçebilirim kelimelerimi
Takılmadan, düşmeden
Bak, konuşmaya başladılar bile...

19 Haziran 2007 18:42 | yorum ekleyin

kısacası...

Siyah-beyaz filmler dersi böyle vermişti küçükken.Böyle olabileceğini nereden bilebilirdi ki, aşk bir şeker pamuğuydu pembe ve ağızda tatlı bir tat bırakırdı.Böyle öğrenmişti ama uygulamalı sınavda çaktı ve ağzındaki kekremsi tadı hiç unutmadı:(
 

19 Haziran 2007 18:04 | yorum ekleyin

Kelimeleri Özgür Bırakmak

Sana ne zaman güzel bir şeyler söylemeye kalksam yanlış bir şeyler söylemekten korkup saçmalıyorum.Ağzımdan çıkan her şey sıradan insanların sıradan cümlelerine benziyor ki bunu hiç sevmiyorum.Çünkü ben seni sevdim, sıradan olamam.
  Korkumun nedeni aslında sadece zaman.Ayaküstü konuşmaların kaderi olan üç beş dakika içimdekileri söylemeye, yanlışlıkla ağzımdan çıkanları düzeltmeye yetmiyor ki.O yüzden de saçmaladığım zamanların dışında hep susuyorum.Bu da seni benden on milyon kat daha  uzaklaştırıyor, biliyorum.
  Seni kelimeleri özgür bırakabileceğim zamanlarda sevebilmeyi o kadar çok isterdim ki...
 

19 Haziran 2007 17:54 | yorum ekleyin

Barış Manço'dan Ders

Barış Manço Fransa'da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur...
Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir...
Sürekli, "İşte Türk, yani barbar, vahşi vs..." demektedir...
Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere "yanınızda kâgıt para var mı?"diye sorar.
Bu soruya spiker şaşırır ve "evet var, ama n'olacak" der...
Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır...
Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında "Anahtar" adlı şarkısını söylemiştir...
Bu şarkının bir bölümü şöyledir:"beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, iki Mevlana-bir Sinan"
(Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü /1992)
Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir...
Barış Manço spikere sorar: "Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim?"
Spiker:"General......." Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır,
"General.......", "Amiral...........", "Komutan............."
Spikerin bu "falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan"cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır...
Spikere der ki:"Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy'dur. Şairdir...
Bu fotoğraftaki kişi Mevlana'dır. Düşünürdür...
Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet'tir. Adaletin sembolüdür...
Bu paradaki kişi ise Atatürk'tür. "Yurtta barış, dünyada barış"diyen kişidir...
Bizim paralarımız bunlar... Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına "şairlerimizin",
"düşünürlerimizin","bilim adamlarımızın" fotoğraflarını bastık...
Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!" der...
Barış Manço'nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri canlı yayını keserler ve spikeri oradan kovarlar, başka bir spiker
yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker Barış Manço'dan ve Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir...

19 Haziran 2007 14:59 | 1 yorum

kendine nasıl istiyorsan öyle bak

Umursamaz oluyor kimi zaman insan. İşte dün öyle anlarımdan birinde ona, aslında çok sevdiğime telefondaki konuşmamızın sonunda KENDİNE İYİ BAK dedim YADA NASIL İSTİYORSAN ÖYLE BAK...Beni ilgilendirmiyor mu sanki o? Hayır, diyorum kendime ilgilendirmiyor, sonra rüzgar tenini incitecek diye nasıl deliler gibi korktuğum aklıma geliyor, vazgeçiyorum bu düşüncemden.Beni ilgilendiriyor elbette, çünkü seviyorum onu...Henüz sevgimden korksa da o...

16 Haziran 2007 21:26 | yorum ekleyin


< Geri     1 2 3     İleri >

reklamlar

blog etiketlerim

-

ark siteler:  nedir ne demek,  türkçe dil araçları

biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 12.0.556