hakkımda

Anlayışlı,Her an yeni açılımlara açık MERHABA DOSTLARIM, SELAM İSMİNİN İŞARET ETTİĞİ O GÜZEL MANA HEPİMİZİN YAŞAMI OLSUN DİLERİM. ÖZÜM itibariyle; herkezin yaşam tarzına ve değerlerine saygılı olan,Yaşamdan herşartta pozitif enerji alabilen ,muhabbeti, sohbeti,sevmeyi sevilmeyi seven biriyim . Bizleri birbirimizden farklı kılan bedenlerimiz olsada, bu bedenleri değerli kılan taşıdıkları bilinçsel değerlerdir bence. Bedenlerinizi her an her gün daha güzel kılmak arzunuzu BİLİNÇ benliğiniz içinde uygulayın; SABİT bilinçli (fikirli) olmayın. Sabit fikirlilikte bilinç benliğimizin AİDS'dir. Yaşam her an güncellenirken y a ş a n t ı m ı z da her zaman y e n i teknolojiden faydalanırken bizlerin b i l i n ç d e ğ e r l e r i m i zi güncellemememiz düşündürücü bir gaflet olsa gerek. Her an değişen toplumsal yaşama ayak uydurabilmek ve dahası ise farklı kültürel toplumlarla anlaşabilmek ise, tüm kültürel yaşamı hazmedebilecek, hoşgörebilecek bir bilinç kapasitesi gerektirir. Bütün bunlara ulaşabilmenin yolu; bilincimizi her an güncellemelere açık tutarak sabit fikirlilikten kaçınmaktan geçer. Gurur, Kibir, haset, kıskançlık, dedikodu, vs.gibi huylar evrensel insana yakışmaz Bütün bunlar aşşağılık kompleksinin dışa vurumudur . Yaşamı hazmedemeyiştir. Hayatı cehenneme dönüştürür. BENİMLE OLAN DOSTLUKLAR OKYANUSDA SEYAHATE BENZER ; Ama esas sonsuz güzellikler derinlerdedir ; benimle dalmak istermisiniz..! Yaşamını sonsuz sınırsız değerler ile değerlendirmek istiyenleri bekliyorum; beğenmezseniz yolunuza bildiğiniz gibi devam edebilirsiniz.
Şems Misali Aşkımı Paylaşabileceğim Mevlana mı Arıyorum !!!


niçin burda: arkadaş ağımı genişletmek
medeni durumu: evli
yaşı: 43
yaşadığı yer: izmir
işi : yapı tamir ve tadilat


2 kişi tutmuş.

müziklerim

etiketlerim

yok

etiket ekleyin


1) Aynı etiketleri ekleyen, aynı ilgi alanları olan diğer üyeleri bulabilirsiniz, etiket nedir?
2) Türkçe harfler serbest.

Tefekkür Okyanusu' na Hoşgeldiniz

İbadetler niçin TEKLİF edilmiştir?

Hemen hepimizin küçük yaşlardan duyduğu şu klişe ifade güçlü bir şekilde beyinlerimizde yer etmiştir:

\"ALLAH`ın senin ibadetlerine ihtiyacı yoktur!. Her ne yaparsan kendin için yapmak zorundasın!..\"

Şu çok basit ifade, gerçekte, çok muazzam bir gerçeğin; \"İslam Dini\"nin açıkladığı Allah`ın yaratış SİSTEM ve DÜZENİNİN, en basite indirgenerek anlayışımıza yansıtılmak isteniş formülüdür!.. Ne var ki, maâlesef biz bu gerçeği hiç bir zaman farketmemişizdir!.

Allah`ın bizim ibadetimize ihtiyacı yoksa, niçin ibadet etmeliyiz?...ibadete neden ihtiyacımız var?.. Niçin namaz, oruç, hac ve diğerleri?...

İnanın, bütün insanlar için, en âcil olarak farkedilmesi zorunlu konu budur!.

Biz, yanlış bir bilgilenme sonucu olarak, sanıyoruz ki bütün bu çalışmaları, yukarıda ötelerde bir yerde oturmakta olan TANRI`nın gönlünü hoş edip, onun rızasını kazanıp, bizi cennnetine sokması, ya da kafası kızıp cehennemine atmaması için yapmalıyız!!!.

Oysa, ne ötelerde bir yerde oturup, bizi sınayan ve sonunda da hoşuna gitmezsek cehennemine atacak olan Tanrı var; ne de kandırabilirsek cennetine sokacak ilâh!.

Düşünün ki İslam adına ilk bize öğretilen şey Kelime-i TEVHİD`dir; ve üzücüdür ki onun gerçek anlamının dahi farkında değiliz!.

\"Lâ ilâhe illallah\" sözünü \"Allah`tan başka tapılacak tanrı yoktur\" diye derinliğine ve sonuçları düşünülmeden çevrildiği için, \"Allah`ın tapılacak tek tanrı\" olduğunu varsayıyoruz..

Oysa Kelime-i Tevhid`in gerçek anlamı şudur:

\"Tanrı yoktur sadece Allah vardır\"!.

Yani, Hz. Muhammed Aleyhisselâm biz şu gerçeği farkettirmeye çalışmıştır:

Tapınılacak ve birşeyler umulacak bir tanrı kavramı geçerli değildir; sadece Allah vardır!.

İşte gelmiş geçmiş bütün tasavvuf ehli kişiler, bu gerçekten yola çıkarak o yüce mertebelere ermişlerdir. Mevlâna Celâleddin`den Hacı Bektaş Velî`ye,imam Caferi Sâdık`tan Abdülkâdir Geylanî`ye kadar!..

Hakikat erenleri, Allah`ı ötelerinde bir tanrı sanma gafletinden kurtulmuşlar; her şeyin Allah`ın takdiriyle kendi esmâsından meydana gelmiş olduğunu farketmişler; yaradılmışa sevgi ve hizmetin Yaratana olduğunu hissederek yaşamışlardır!. Halka hizmetin Hakka hizmet olması da bu mânâ yönündendir.

Allah, her şeyi, takdiriyle, kendi esmâsından yarattığına göre; yaşadığımız âlemdeki tüm doğa düzeni ve kanunlar gerçekte “Allah düzeni ve sistemi”dir!.

Öyle ise farketmeliyiz ki, ne kadar içinde yaşadığımız sistemi ve düzeni anlayabilirsek, o oranda Allah nizâmını tanımış oluruz.

Allah, ezelde, içinde yaşamakta olduğumuz bu sistemi ve düzeni yaratmış, şartlarını oluşturmuş; bundan sonra da bize Nebi ve Rasûlleri aracılığı ile neler yaparsak nelerle karşılaşacağımız hakkında bilgi eriştirmiştir!.

Bizim için bugün iki yol vardır önümüzde, gelecekte pişmanlık duymamak için;

1.Allah Rasûlü’nün neler getirdiğini, niye bunları getirdiğini çok iyi anlayarak yaşamımıza buna göre yön vermek... Ya da...

2.Allah Rasûlü’nün dediklerinin hikmetini hiç anlamadan, körü körüne, uygulayarak kendimizi yarına hazırlamak.

Evet, farketmeliyiz ki, \"İslâm Dini\"nde ibadet adı verilen çalışmalar, ötedeki bir tanrıya yaranmak amacıyla teklif edilmemiş olup; tamamiyle Allah'ın yaratmış olduğu bu sistemin işleyişi dolayısıyla öngörülmüş çalışmalardır..

Alınan gıdalar nasıl vücudun ihtiyacını karşılama amacına dönükse, bir tanrının hoşuna gitmek gayesine yönelik değilse; tesbitlerimize göre ibadet adı verilen çalışmalar da aynı şekilde, beyin kapasitesinin gelişmesi, ruhun güçlenmesi ve kişinin ölümötesi yaşama hazırlanması amacına dönüktür!. Ya bu çalışmalarla kendinizi ölümötesi yaşam koşullarına hazırlarsınız; ya da ne gerekçeyle olursa olsun bunu ihmal eder, sonuçlarına katlanırsınız!

\"TANRI ve tanrılık anlayışının geçersiz olduğunu farketmek inanın ki yaşamımızın en önemli gerçeğidir!.

* * *



O K Y A N U S ' UM

SONSUZ SINIRSIZLIK - ŞARTLANMASIZ - ARINIŞ VE SEYİR ALEMİ

MAHLÛKAT BEDEN SINIRLARINDA ‘BEN’İ İÇİN YAŞAR. İNSANLIK İSE BEDEN SINIRLARININ ÖTESİNDE YANİ ‘KARŞINDAKİ’ İÇİN YAŞAYABİLDİKÇE YAŞANIR.
KENDİNİ , BEDEN SINIRLARININ ÖTESİNDE TANIMAYA VE BEDENİNİN ÖTESİNDEKİLERDE YAŞAMAYA ÇALIŞ Kİ YAŞAMIN SONSUZ SINIRSIZ DEĞERLERİNDEN MAHRUM KALMAYASIN...

Sabır, “zamansız” yaşam halinin adıdır ve sonu yoktur.

Allah’ı bilenin kimseden beklentisi olmaz! Beklentisi olmayanın ne kimseden şikâyeti, ne de kimseye düşmanlığı oluşmaz. Düşmanlık, yaşam sisteminin hakikatinden gafletin cezasıdır.

Seni, sabırdan alıkoyan şey, ümid ettiklerin, yani beklentilerindir. Beklentilerin durdukça, sakın sabretmeye kalkma! Yoksa, sabır, nurdan perden olur!

Karşındakilere nasıl davrandığın, gerçekte nefsinin sana nasıl davrandığının yansımasıdır. Nefsi kendine hükmeden, başkalarına hükmeder! Nefsi kendini kınayan, başkalarını kınar! Nefsi susmayan, hiç susmaz!

Geçmiş, nasıl bugün hayâl ise; bugün de, yarın öylece hayâl olacak. Öyle ise hayâl uğruna sonsuz mutluluğu fedâ etme!..

Dünyada zevk ve keder, geceyle gündüz gibidir!... Hiçbiri sürekli değildir!.

Neye bağlanırsak ondan kopmanın acısını ve ızdırabını duyacağız. Allah yalnızca kendisine bağlanmamızı istiyor, kendisine teslim olmamızı istiyor!




"DUA" MÜMİNİN SİLÂHIDIR.

(Hadis)


İnsanı, gerçeği görmekten alakoyan en büyük engel, ÖNYARGILI yaklaşımıdır.

A. Hulûsi


http://ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/dua/


Bak dostum;

Bil ki, bu kitab, sana hayatında verilen en değerli şeylerden biridir!..

Bu kitap, sana Rabbinin seslenişi; sana açtığı özel kapıdır!.. Kim, olursan ol; işin, meşgalen ne olursa olsun; hangi dinden olursan ol; bil ki...

Rabbin seni beklemektedir ve kapısı sana açıktır!..

Sorma, Rabbimin kapısı nerede diye; sende "O" kapı; gönlünde!.

Senden sana açılan bir kapının ardında!..

Bu kapı, DUA ve ZİKİR kapısıdır!.. Gönlünden Rabbine açılan kapıdır!.

Rabbine yöneliş ve HACET kapısıdır!.

Gökte ve ötende sandığın TANRInı terket; sonsuz - sınırsız ALLAHa yönel; Onun, her noktada ve zerrede mevcût olduğunu farket; ve Onu

GÖNLÜNDE bulmaya çalış!.

Sonra iste Ondan, ne istersen!.. Eşini, işini, aşını; ister mevlânı, ister şifânı!.

Bil ki, seni, her isteğine ve her arzuna kavuşturacak tek şey DUA ve ZİKİRdir.

* * *

Bil ki dostum; her zerrede tüm özellikleriyle mevcûd olan ve kendinden gayrının varlığı aslâ sözkonusu olmayan ALLAH, SENDEN SANA İCABET EDECEKTİR!.

SEN, bilesin ki, yeryüzünde "HALIFE"sin!.. HALİFE olarak sana, gönlüne, BEYNİNE bahşedilmiş yüce güçlerden haberin var mı?...

DUA ile ZİKİR ile, o muhteşem BEYNİN ile, kendindeki mekanizmayı harekete geçirebileceğinden haberin var mı?...

"EN GÜÇLÜ SİLAH" olarak sana bağışlanmış DUA mekânizmasını biliyor musun?...

Fakîr, garîb, nîce kişiler DUA ve ZİKİR ile nîce ZALİM SULTANLARI helâk ettiler!.

Nîce yoksullar, büyük zenginliklere hep DUA ve ZİKİR ile eriştiler!..

Nîce, dertli, sıkıntılı, hastalıklı, ezâ, çile çekenler, hep kurtuluşu, selâmeti DUA ve ZİKİRde buldular!..

Bil ki dostum...

SENDE, dünyanın en güçlü silâhı olan DUA ve ZİKİR cihâzı mevcûttur.

BEYNİNDEKİ, GÖNLÜNDEKİ bu en güçlü silâhı kullanmasını öğrenerek; bu yaşadığın dünyanın ve ölümötesi yaşamın tüm güzelliklerine erişebilirsin!..

Ya da, DUA ve ZİKİR mekânizmasını kullanmaz, paslandırıp, bir kenara terkedersin, ki bunun cezasını da sonsuza dek çekersin!..

Sana, karşılıksız, bedava verilmiş bir mekânizmadır bu!.. Hîbedir!..

DUA ve ZİKİR için kimseye muhtaç değilsin ve kimseyi aracı koymak zorunda da değilsin!..

İster, bu kitaptan yararlan; ister gönlünden geldiği gibi yönel!.. Ama kesinlikle, kendindeki, bu dünyanın en kıymetli cihâzı olan DUA ve ZİKİR cihâzını kullanmasını öğren.

Göreceksin dünyan nasıl güzelleşecek.


http://ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/dua/





İNSAN GİBİ DÜŞÜNEN "TANRI”, SANISINDAN; "ALLAH" GİBİ DÜŞÜNEN İNSAN, ANLAYIŞINA. ALLAH' ın Selamı üzerimize olsun





yorumlar (2)

yorum eklemek ister misiniz?
Yorum ekleyebilmek için üye olmalısınız, üyeyseniz giriş yapmalısınız.

ark siteler:  nedir ne demek,  türkçe dil araçları

biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 20.0.933