YILDIZDAN İNCİLER

21 Ocak 2007 01:11 şikayet | etiketleri: anılar

          

Daha beş yaşındaydı O. Kimi zaman, bizde kalır, hayır hayır, biz buralar-

daysak o hep bizde kalır…Öyle ister. Bilir ne kadar sevildiğini.

Bazen yanlış yaptığımızı düşünür, ailesine götürmek isteriz..Ailesi dedimse

canım kardeşim, ve güzel Ayşe gelinim . El değil. Her ikisi de canım ciğerim.

Annesinden babasından ve abisinden fazla uzak kalması onu yaralamasın isteriz.

Ne yapsak onu ikna edemeyiz .  iİle de bizde kalmak ister. Küçük bir yalan uydurmaya başladık.

Yalan  yalandır. Küçüğüde büyüğü de ama o üzülmesin diye.

   -Annenlere gidelim,çay içip gelelim,demeye başladık.

Kabul etti Prenses. Nede olsa özlüyor, yuvasını. Hem hasret giderecek hem de yine bize dönecek.

  Pek bir mutlu oldu. Gittik. Sevdi . Sevildi.  Güldü .O meşhur kahkahalarını yaydı odalara. Yoruldu, uykusu geldi.

    -Hadi evimize gidelim.

    Bizde burada uyusak mı? Ne dersin?

    Oleey,yaşasııın.

Çok kötü bir şey yaptık onu orada uyutup kaçtık.

 Sabah bir telefon;

 Halacığım beni almaya gelir misiniz sizleri çok özledim?

Bu olaylar tekrarlanmaya başladı.O'nu uyutup kaçıyorduk.Kimi Zaman,-kaçacağımızı bildiği için - uyumak,istemiyor,Kimi zaman gideriz ama geri evimize dönelim,beni uyutup kaçmayın gibi pazarlıklar yapıyordu.Ama her seferinde ,gözlerine söz geçiremiyor , dizimde veya kucağımda   -kaçmasın diye-   uykuya yenik düşüyor uyuyup kalıyordu.

  Böylece aylarımız geçti .Altı aylık süremiz bitti. Hollanda’ya dönmemiz

 gerekiyor.Nasıl anlatmalı….Ne yapmalı,kızımızı üzmeden nasıl gitmeli?..

Bazı konuşmaları can kulağıyla dinliyor.Yüzü kırışıyor.sessizce düşünüyor ama  giderken, nasıl yapmalı.Kaçmalı mı ki?

 Son akşam. Oturup ciddi ciddi konuşmalı mıyız? .Aldık karşımıza ve

       - Bak halacığım,Biz  yarın…

        - Hala  beni uyutta git .Hollanda ya…

Daha fazla konuşamadı.Başını babasının omuzlarına koydu. Hiç sesi çıkmıyordu ama gözlerinden yağmur gibi yaşlar iniyordu….

Elindeki ıslak peçeteyle , biz göz yaşlarını görmeyelim diye ,sanki terini siliyor muş gibi ,burnunu siliyormuş gibi yapıyordu.

 

Ben yüzünün  bir an bile kırşmasına razı olmadığım kızımı  nasıl acılar yaşattığımı görüyor  ve kendi kendimi affetmiyordum

Ama içimden hep ; '' affet beni prensesim. seni çok üzdüm sana  ne acılar yaşatıyorum'' diyordum.

 

Yıldız Koç Şimşek

yorumlar

Toplam 1 yorum


altinay | 04 Eylül 2007 11:33 | şikayet

Evet çoçuklar için ayrılıklar hakikaten kötü oluyor, zannedersem hollandaya gidiyorsunuz, bakın arkanızda şimdiden üzüntülü insanlar bırakıp gideceksiniz... Ayrılıklar zaten hep hüzünlüdür.


yorum eklemek ister misiniz?
Yorum ekleyebilmek için üye olmalısınız, üyeyseniz giriş yapmalısınız.

reklamlar

Son yorum alanlar

blog etiketlerim

ark siteler:  nedir ne demek,  türkçe dil araçları

biz kimiz? | yasal bilgiler | beni oku | iletişim 2006-2007 © alanturka.com 15.1.090